"Evet muztar adam, murdar etten tok oluncaya kadar yiyemez. Belki ölmeyecek kadar yiyebilir. Hem yüz aç adamın huzurunda kemal-i lezzet ile fazla yenilmez." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Burada “Evet, muztar adam, murdar etten tok oluncaya kadar yiyemez.” tabiri iki manaya geliyor:
Birisi; yabanda, bayırda veya ıssız bir adada kalıp hiç meşru ve helal yiyecek bulamayan ve ölme tehlikesi ile karşı karşıya kalan adamın durumudur. Bu durumdaki bir adam için haramlar helal olur, çünkü hayati bir tehlike söz konusu. Yani o anda bir leş ya da haram bir yiyecek bulursa, ölmeyecek kadar yemesine ruhsat vardır. Yalnız karnını tıka basa dolduramaz, çünkü ruhsat sadece yaşayacak kadar yemesi içindir; bundan fazlası haram olur.
İkincisi; “Böyle acip bir zamanda, şüpheli mallarda, zaruret derecesinde iktifa etmek lazımdır.” fehvasınca, lüks ve israfa varan bir hayat tarzı uygun görülmüyor. Çünkü helal ve haramlar öyle iç içe geçmiş ki, neyin helal neyin haram olduğu açık ve net değil. Bu durumda iktisatla yaşamak ve lükse kaçmamak, zaruret derecesinde bir imkânla yetinmek gerekiyor. Yani Üstad'ımız normal hayatımızda da lüks ve israfa varan yeme, içme ve giyinmeden uzak durmamızı tavsiye ediyor.
İktisatla yaşayan adam şüpheli mallardan korunmuş olur, ama lüks üzerine yaşayan adamın haramlara girme ihtimali çok fazladır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Sevad-ı azam yani toplumun büyük bir kısmı aç iken az bir kısmının helal da olsa yağlı ballı yemesi caiz olmaz şeklinde de anlayabiliriz.
İbn-i Müleyke anlatıyor: Biz Halife Ömer’in yanında sofraya oturmak üzereyken Utbe çıkageldi. Hazret-i Ömer (ra): “Buyur ya Utbe!” diyerek onu sofraya dâvet etti. Utbe, hemen diz çökerek sofraya oturdu. Fakat ekmeği kuru ve sert bulmuştu. “Halife’nin sofrasında ekmek kupkuru ha! Ya Ömer bunun tazesi yok mu?” dedi. Hazret-i Ömer (ra) kızdı: “Utbe!” dedi, “Sen taze ekmek peşindesin! Müslümanlar bugün ekmek bulabiliyorlar mı ki, Ömer sofrasına tazesini koysun? Ömer sevad-ı azama (halk ekseriyetine) tabidir. Sevad-ı azam (millet ekseriyeti) ne zaman taze ekmek bulur, Ömer o zaman sofrasına taze ekmek koyar!”
Hz. Ömer (ra) kendisine bal şerbeti ikram edenlere: “Bunu halk içiyor mu?” diye sorar, “Hayır ya Ömer! Bu size hazırlanmıştır” denilince içmez ve “ben halkımdan birisiyim! Onlardan farklı yaşayamam!” diye çıkışırdı. Keza Hazret-i Ömer (ra) kızına misafir olunca, kızı sofraya iki çeşit yemek koymuştu. Hazret-i Ömer (ra) kızına çıkıştı: “Birini kaldır kızım! İnsanların sofrasında bugün iki çeşit yemek yok.” dedi. Aliyyu’l-Muttakî, Kenzu’l-Ummal, 1:1030; Mecmau’z-Zevaid, 5:218.