"O gibi işler su-i ihtiyar ile gayr-ı meşru meyillerden doğmuş olduklarından, mahzuratı ibâha eden zaruriyattan değildir." Mahzuratı ibâhe eden zaruriyatı izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Zaruret haramı helal kılar. Muhtaç adam haram yolla ancak ölmeyecek derecede gıda alabilir.

“Evet, muztar adam, murdar etten tok oluncaya kadar yiyemez. Belki ölmeyecek kadar yiyebilir. Hem, yüz aç adamın huzurunda kemâl-i lezzetle fazla yenilmez.”(1)

Ama bu zamanda zaruret diye öne sürülün şeylerin büyük çoğunluğu şer’i mânada zaruret değildirler. Dolayısıyla, haramı helal kılmaya da sebep olmazlar. Zira bir şeyin zaruret fetvasına dâhil olması için, insanın iradesini yanlış bir şekilde kullanarak haram olan bir şeye müptela olmadığı durumlar için geçerlidir. Yani insanın kendisini harama mecbur etmeden, muhtaç olduğu hayati bir şeyi elde edememesi halinde helak olma tehlikesinin söz konusu olması gerekir. Aksi halde zaruret sayılmaz. Bazıları içki ve uyuşturucu gibi şeylere öyle mübtela olur ki, onu almadığı zaman ölme durumuna girebilir. İşte bu durumlar haramı helal derecesine getirmez.

“Evet, muztar adam, murdar etten tok oluncaya kadar yiyemez.”

Yabanda, bayırda veya ıssız bir adada kalıp hiç meşru ve helal yiyecek bulamayan ve ölme tehlikesi ile karşı karşıya kalan bir adam için haramlar helal olur, çünkü hayatî bir tehlike söz konusu. Yani o anda haram bir yiyecek bulursa, ölmeyecek kadar yemesine ruhsat vardır. Yalnız karnını tıka basa dolduramaz, çünkü ruhsat sadece yaşayacak kadar yemesi içindir; bundan fazlasını yiyemez.

(1) bk. Lem’alar, On Dokuzuncu Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ramazan çalışan

Buradaki sorunun birinci bölümünde" "O gibi işler su-i ihtiyar ile gayr-ı meşru meyillerden doğmuş olduklarından" denilmiş. Mesala o gibi işlere örnek olarak,  içki içme işini örnek olarak verecek olursak, birisi iradesi ile yanlış bir tercihte bulunarak gayri meşru yola meyletmiş oluyor. Bu zat içki içe içe zamanla buna mübtela oluyor ve öyle bir hale geliyor ki, içki içmedği zaman alkol komasına giriyor. İşte, "O gibi işler su-i ihtiyar ile gayr-ı meşru meyillerden doğmuş olduklarından, mahzuratı ibâha eden zaruriyattan değildir." Deniliyor. Yani bu adam içki içmezse ölür. Bu nedenle içki içmesi haram değildir denilemez deniyor.

Yukarda bu soruya cavap verilirken de "Yabanda, bayırda veya ıssız bir adada kalıp hiç meşru ve helal yiyecek bulamayan ve ölme tehlikesi ile karşı karşıya kalan bir adam için haramlar helal olur." Denilmiş. Zaten burda irade söz konusu olmadığı ve zaruriyet hasıl olduğu için, zaruret haramı helal kılar. Fakat içki mübtelası olması kendi iradesi ile olduğundan buda zaruriyetten  sayılmayacağı için, buradaki haram helaldan sayımaz. Yani yukarda soruya verilen cevap bunun tam tersi olmuş.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Mehmet Selim)
Bazı ifadeler, daha da anlaşılır hale getirildi. dua ile...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ramazan çalışan

Bakara süresinin 173. Ayetinde Canab-ı Allah şöyle buyuruyor: " 

Allah size ancak ölüyü (leşi), kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Her kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa, başkasının hakkına saldırmadan ve haddi aşmadan bir miktar yemesinde günah yoktur. Şüphe yok ki Allah çokça bağışlayan çokça esirgeyendir.

Evet, İslâm'da zorluk yoktur. Zaruretler mahzurları ortadan kaldırır. Bir kimse elinde olmayan sebeplerle haram olan bir şeyi yemek ya da bir işi işlemek zorunda kalırsa, haddi aşmamak ve o şeyi devamlı helâl saymamak şartıyla zaruret miktarınca yiyebilir. Bu durumda dinen günah işlemiş sayılmaz.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...