"Dünyaca havas tanınan insanlardaki meziyet, sebeb-i tevazu ve mahviyet iken, tahakküm ve tekebbüre sebep olmuştur. Fukaranın aczi, avamın fakrı..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Dünyaca havas tanınan insanlardaki meziyet, sebeb-i tevazu ve mahviyet iken, tahakküm ve tekebbüre sebep olmuştur. Fukaranın aczi, avâmın fakrı, sebeb-i merhamet ve ihsan iken, esaret ve mahkûmiyetlerine müncer olmuştur." (Mektubat, Hakikat Çekirdekleri.)
"Havas" sıradan ve avam insanlara göre daha mümtaz ve daha üstün bir mevkiye sahip olan insanlardır. Zengin, âlim, idareci, makam sahibi ve fikir erbabı insanlar havas tabakasındandır.
Havas olanları avama üstün kılan şey, sahip oldukları birtakım üstün meziyetlerdir. Mesela, zenginin malı, idarecinin adaleti, âlimin ilmi ve zekâsı, siyasetçinin dehası, havası avama üstün kılıyor.
Lakin burada mühim olan nokta, havas insanlar sahip oldukları üstün meziyetlerden dolayı gururlanmamalı, avam insanları ezmemeli, onları hor görmemeli. HÂlbuki havasa yakışan mahviyet, hamiyet, şefkat ve merhamettir; meziyetlerini ve imkânlarını devletin terakkisi ve avamın huzur ve saadeti için kullanmaktır.
Mesela, zenginler fakir ve muhtaçlara şefkat elini uzatıp maddi ve manevi olarak yardım etmelidirler. Allah’ın ihsan ettiği servetinden dolayı şımarmak, zekâtını vermemek, fakirleri ve çaresizleri hor görmek, aşağılamak, sömürmek ve ezmek kişiyi Karun gibi felakete götürür.
Bir âlimin, ilminden dolayı enaniyetli olması, kimseyi beğenmemesi, avam insanları küçümseme, hor ve hakir görmesi de büyük bir tehlikedir. İlim mahviyeti, avamı irşad edip yol göstermeyi, hakkı ve hakikati anlatmayı, iyiye ve güzele sevk etmeyi icap ettirir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü