Dördüncü Nükte'deki “tabakat-ı ömr-ü insan” ve “edvar-ı ömr-ü âlem” tabirlerini nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstadımız, “insan ve kâinatı” ağaçla meyveye benzetir. Ve ağaçta olan birçok kanunun meyvede de kendini gösterdiğine dikkat çeker.

Kâinat, Kur’ân-ı Kerîm'de “altı gün” ile ifade edilen “altı devrede” yaratılmıştır. İnsan da ana rahminde ana hatlarıyla altı devre geçirir: Nutfe, alâka, mudğa, azm, lahm, halk-ı cedid.

İnsan, dünyaya geldikten sonra da bu tedric kanunu, bu hikmetli yaratılış tecellisi devam eder ve insan ömrü "bebeklik, çocukluk, gençlik, ihtiyarlık" devrelerinden geçer. Ayrıca insanlığın da Hz. Âdem (a.s.)'dan kıyamete kadar evreler olarak farklı olduğu da “Tabakat-ı ömr-ü insan” ifadesi içerisinde değerlendirilebilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 13.033
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

mtahir42

Selamün Aleyküm,

tabakat-ı ömr-ü insan: İki manaya geliyor sanırım birincisi insanın anne rahmine düştüğü an, gençliği, ihtiyarlığı, vefatı, kabri gibi zaman dilimleri kast ediliyor. 

Diğer manası ise Adem a.s'dan kıyamete kadar olacak zaman dilimine “Tabakat-ı ömr-ü insan” diyebilir miyiz?

Fakat manalar karışıyor bu sefer? Tabakat-ı ömr-ü insan'a 60-70 Yıl Dersek? 1 Saati Kübraya Geliyor Mana olarak ? Tablo karışmış oluyor. Tam bu kısmı oturmadı yani açıklarsanız memnun olurum.

Bu kavram böyleyse edvar-ı ömr-ü âlem tabirini nasıl anlamamız gerekiyor. Cenab-ı Hakkın 1 Saati kübrası Tabakatı ömrü insan ile aynı mıdır? Aynıysa Edvarı Ömrü Alem derken neyi kast ediliyor oda Günleri mi kast ediliyor. Detayları açıklarsanız memnun olacağım Allah razı olsun... 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Tabakat-ı Ömr-ü İnsan (İnsanın Ömür Tabakaları) 

Sizin de belirttiğiniz gibi, bu kavram temel olarak bir ferdin hayat evrelerini ifade eder. Anne karnı, çocukluk, gençlik, ihtiyarlık, kabir ve haşir gibi safhalardır. Ancak Risale-i Nur’un özellikle "Dördüncü Şua" gibi bölümlerinde geçen kıyaslarda, bu kavramın ölçeği genişletilir.

Şahsi Ömür: 60-70 yıllık bir insan hayatı.

Nev-i İnsan (İnsanlık) Ömrü: Hazret-i Adem’den (a.s) kıyamete kadar olan süreç.

Buradaki kilit nokta şudur: Kur’anî bir bakış açısıyla, bir ferdin hayatındaki evreler ile insanlık tarihinin genel evreleri birbirine benzer. Örneğin, insanlığın çocukluk dönemi (bedeviyet), gençlik dönemi ve yaşlılık dönemi (ahir zaman) gibi. Dolayısıyla "Tabakat-ı Ömr-ü İnsan" tabiri, bağlama göre hem tek bir kişiyi hem de tüm insanlık tarihini kapsayabilir.

Edvar-ı Ömr-ü Alem (Alemin Ömür Devirleri) 

Bu kavram, insanın da ötesine geçerek kainatın bütününü kapsar. Kainatın yaratılışından (Big Bang veya "kun" emri) nihayetine kadar geçen o devasa süreci ifade eder.

Burada bir "saat-i kübra" (en büyük saat) metaforu vardır.

Bu saatte; saniyeler insan ömrünü, dakikalar insanlık tarihini, saatler ise dünyanın ömrünü temsil eder.

Saat-i Kübra ve Zaman Ölçekleri 

Karışıklık yaşayan kısmı netleştirelim: Cenab-ı Hakk’ın tasarrufatında zaman dilimleri iç içe geçmiş daireler gibidir.

Tabakat-ı Ömr-ü İnsan (70 Yıl): Eğer bu ölçekte bakarsak, bu süre kainatın ömrü içinde belki bir "saniye" hükmündedir.

İnsanlığın Toplam Ömrü: Bu da kainatın ömrüne kıyasla bir "saat" veya bir "gün" gibi kalır.

Edvar-ı Ömr-ü Alem dediğimizde, Cenab-ı Hakk'ın kainatı altı günde (altı devirde) yaratması ve bu dünyayı bir misafirhane yapması gibi büyük kozmik takvim kastedilir. Yani "Tabakat-ı Ömr-ü İnsan", "Edvar-ı Ömr-ü Alem"in içinde küçücük bir cüzdür.

Özetle Farklar 

Tabakat-ı Ömr-ü İnsan: Odak noktası insandır. Ferdi olarak 70 yılı, nevi olarak (insanlık tarihi) yaklaşık 7-10 bin (veya daha fazla) yıllık süreci ifade eder.

Edvar-ı Ömr-ü Alem: Odak noktası kainattır. Yıldızların doğuşundan dünyanın jeolojik devirlerine, insanlığın var oluşundan kıyamete ve beka alemine kadar giden o muazzam takvimi ifade eder.

Saat-i Kübra meselesinde; insanın 60-70 yıllık ömrü, o büyük saatin saniyesi gibidir. İnsanlık tarihi (Adem a.s'dan bugüne) o saatin dakikasıdır. Alemin ömrü ise o saatin saat dilimlerini temsil eder. Bu hiyerarşi bozulmaz; sadece her bir daire bir üstündeki dairenin küçültülmüş bir fihristesidir.

Bu konuyla ilgili olarak özellikle Sözler mecmuasındaki 9. Söz (Namaz vakitlerinin beş vakit olması hikmeti) bölümünü tekrar okumanız, bu zaman dilimlerinin (gün, sene, insan ömrü ve alem ömrü) nasıl birbirine paralel işlediğini anlamanızda çok faydalı olacaktır.


 
1
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...