Dokuzuncu Söz'ün, Dördüncü Nükte'sini şematik olarak izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Aşağıdaki şema, Dördüncü Nükte'yi daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.

SAAT
Saniye
Dakika
Saat
Günler

SAAT-İ KÜBRA OLAN ÂLEM-İ DÜNYA
Gece ve gündüz
Seneler
Tabakat-ı ömr-ü insan
Edvar-ı ömr-ü âlem

NAMAZ VAKİTLERİNİN HATIRLATTIĞI ŞEYLER

GÜN

SENE

TABAKAT-I ÖMR-Ü İNSAN

EDVAR-I ÖMR-Ü ÂLEM

FECİR ZAMANI

Evvel-i bahar zamanına

İnsanın rahm-ı madere düştüğü ana

Semavat ve arzın altı gün hilkatinden birinci gününe benzer.

ZUHR ZAMANI

Yaz mevsiminin ortasına

Gençlik kemaline

Ömr-ü dünyadaki hilkat-i insan devrine benzer.

ASR ZAMANI

Güz mevsimine

İhtiyarlık vaktine

Ahir zaman Peygamberinin (asm) Asr-ı saadetine benzer.

MAĞRİB ZAMANI

Güz mevsiminin ahirinde pek çok mahlukatın gurubunu

İnsanın vefatını

Dünyanın kıyamet iptidasındaki harabiyetini ihtar ve ikaz eder.

İŞÂ VAKTİ

Gece âleminin, gündüz âleminin eserlerini siyah kefeniyle örtmesini ve kışın beyaz kefeninin, ölmüş yerin yüzünü örtmesini

Vefat etmiş insanın geride kalan eserleri dahi vefat edip nisyan perdesi altına girmesini

Dar-i imtihan olan bu dünyanın bütün bütün kapanmasını ihtar eder.

GECE VAKTİ

Kışı

Kabri

Âlem-i berzahı ve ruh-u beşerin rahmet-i Rahmana ne derece muhtaç olduğunu insana hatırlatır.

TEHECCÜD

Kabir gecesinde ve berzah karanlığında ne kadar lüzumlu bir ışık olduğunu bildirir, ikaz eder.

Bütün bu inkılâbat içinde Cenab-ı Mün’im-i Hakikî’nin nihayetsiz nimetlerini ihtar ile ne derece hamd ve senaya müstahak olduğunu ilan eder.

İKİNCİ SABAH

Sabah-ı haşri ihtar eder.

Şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı ne kadar makul ve lazım ve kat’i ise, haşrin sabahı da berzahın baharı da o derece kat’idir, bunu hatırlatır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

necmi32

"dakikaları sayan seneler ve saatleri sayan tabakat-ı ömr-ü insan ve günleri sayan edvar-ı ömr-ü âlem birbirine bakarlar, birbirinin misalidirler ve birbirinin hükmündedirler ve birbirini hatırlatırlar. " Bunların birbirine bakması ve birbirini hatırlatmasından ne ders almamız gerekiyor? Yani sabah namazı kılan biri diğer dairelerdeki nimetlerin şükrünü eda etmiş olur diyebilir miyiz?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Her vakit namaz o vaktin ve o vakitte sergilenen İlahi tecellilerin birer karşılığı birer teşekkürü birer tefekkürü birer özel ibadeti hükmündedir.

Sabah vaktinde kılınan namaz hem o günün sabah vaktinin hem o devrin sabah vaktine tekabül eden zaman dilimini hem de insan ömrünün beşe bölündüğünde sabah vaktine tekabül eden kısmı temsil ediyor.

Sabah namazının nasıl bir inkılabın başı olduğunu da üstadımız şu sözlerle açıklamıştır:

“Fecir zamanı, tulûa kadar, evvel-i bahar zamanına, hem insanın rahm-ı mâdere düştüğü âvânına, hem semavat ve arzın altı gün hilkatinden birinci gününe benzer ve hatırlatır ve onlardaki şuûnât-ı İlâhiyeyi ihtar eder.”

Yine Sabah namazı “Sabah-ı haşri ihtar eder. Evet, şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı ne kadar makul ve lâzım ve kat'i ise, haşrin sabahı da, berzahın baharı da o kat'iyettedir.”

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...