"Asr zamanı ise, güz mevsimine, hem ihtiyarlık vaktine, hem ahir zaman Peygamberinin (aleyhissalâtü vesselâm) asr-ı saadetine benzer..." Asr-ı saadete benzer, ifadesinden maksat nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dokuzuncu Söz'ün Dördüncü Nüktesi'nin başında şöyle bir benzetme yapılmaktadır:

Büyük bir saat farz ediliyor. Bu saatin saniyesi: Gece ve gündüz... Dakikası: Seneler... Saati: Ömrü insan... Günü: Kâinatın geçirdiği devirler...

İkindi namazını bu saat misaline tatbik ettiğimizde, saniyeler ikindi vaktine; dakikalar güz mevsimine; saatler, ihtiyarlık vaktine işaret ettiği gibi, gün ise kâinatın ömrü içerisinde önemli bir inkılap olan Asr-ı Saadete işaret ediyor.

Murad edilen mâna ise; kâinatın yaratılış gayesini en mükemmel bir şekilde tebliğ edip duyuran “yüksek dellal, doğru keşşaf, muhakkik üstad ve sadık muallim” olan Habib-i Kibriya Efendimizin (asm) bu asırda gelmesidir. İkindi vaktinde gün kemâle erdiği gibi, sonbahar mevsiminde de sene kemâle erer. İhtiyarlık vaktinde de insan en olgun ve en verimli dönemine girdiği gibi, Resul-i Ekrem Efendimizin (asm) teşrifiyle de ömr-ü âlem en verimli, en bereketli ve en kemâl dönemini yaşamıştır. Tebliğ ettiği din, teşkil ettiği İslam âlemi ve her biri manevî bir yıldız mesabesinde olan yüz yirmi dört bin sahabenin yetişmesi, bu dönemin bereketine ve kemâlâtına delildir.

Ve keza Allah'ın en son kitabı olup kendinden önce gelen bütün dinleri ya tashih veya tasdik eden Kur’ân-ı Kerîm'in nazil olduğu bir asır, elbette en kâmil ve en bereketli bir dönemdir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...