Üstad Ayetü'l-Kübra risalesinin büyük vazifeler göreceğini izah ediyor. Bu; tevhidi ispat etmesi mi, gözle görülen gelişmelerin olması noktasında mıdır?
Değerli Kardeşimiz;
"İki dehşetli Harb-i Umumînin neticesinde beşerde hasıl olan bir intibah-ı kavî ve beşerin tam uyanması cihetiyle, kat'iyen dinsiz bir millet yaşamaz. Rus da dinsiz kalamaz. Geri dönüp Hristiyan da olamaz. Olsa olsa, küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikate dayanan ve hüccet ve delile istinad eden ve aklı ve kalbi ikna eden Kur'ân ile bir musalâha veya tâbi olabilir. O vakit dört yüz milyon ehl-i Kur'ân'a kılıç çekemez." (Emirdağ Lâhikası-II, 65.Mektup)
İşte Bedîüzzaman’ın bu ifadeleri 1991 senesinde Rusya'nın yıkılmasıyla tahakkuk etmiştir. Ayrıca gerek Rusya'ya Nur hizmeti için gidenler; gerekse de Rusya'dan ayrılan Türk Cumhuriyetlerinden ve Rus vatandaşlarından Nur talebesi olup, Türkiye’ye gelenler; "Ayetü'l-Kübra Risalesinin" Rusya’da manevî bombardıman tesiri yaptığını ifade etmektedirler.
Bu risalenin başında geçen; "Kâinattan hâlıkını soran bir seyyahın müşahedatıdır"(2) ifadesi, onları celbettiren en mühim bir cümledir. Rusya'daki ve dünyanın sair yerlerindeki hizmetlere bakıldığında, "Ayetü'l-Kübra’nın tevhid noktasından çok büyük hizmetler yaptığı söylenebilir.
Evet, Kur’an’ın manevî bir tefsiri olan Risale-i Nurdaki ulvî hakikatler, imana dair derin mevzular itikad ve marifet sahasında büyük fütuhat yaptı. Başta Arapça ve İngilizce olmak üzere elliden fazla dile tercüme edildi. Hamiyetli ve gayretli nur talebeleri tarafından Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya kıtalarına kadar ulaştırıldı. Birçok fikir ve ilim erbabı Risale-i Nur sayesinde İslam dini ile şereflendiler, şereflenmeye de devam ediyorlar.
Dipnotlar:
(1) bk. Şualar, Yedinci Şua.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü