"Yedi Sıfat-ı İlahiye" Hakkında bilgi verir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İlâhî sıfatlar, zatî ve sübutî olmak üzere iki gruba ayrılıyor.

Zatî Sıfatlar:

1. Vücut (Varlık),
2. Kıdem (ezeliyet, evveli olmama),
3. Beka (ebediyet, ahiri olmama),
4. Vahdaniyet (bir olma, şeriki bulunmama),
5. Kıyam Binefsihî (devamının zatından olması, başkasının yardımıyla olmaması),
6. Muhalefetü’n-lil-Havâdis (Zatının mahlukatın zatlarına ve sıfatlarının da mahluk sıfatlarına benzememesi)

1. Vücud:

Vücud; varlık, var olma manasına gelir. Diğer selbî sıfatların tümü birlikte düşünüldüğünde, vücut sıfatı daha iyi anlaşılır. Yani, Allah’ın varlığı kadîmdir, evveli yoktur; bâkîdir, âhiri yoktur. Onun mukaddes varlığı hiçbir mahlukunun varlığına benzemez, hepsine muhaliftir. Yine onun varlığı vaciptir, başkasının var etmesiyle var olmadığı gibi, devamı da başkasının yardımıyla değildir.

Vücud, ya vacib olur ya mümkin olur veya mümteni’ olur. Vacib vücud, Allah’a mahsustur. Allah’ın varlığı vaciptir, olmaması muhaldir.

Mümkin vücut ise bütün mahlukatın vücutlarıdır. Bunlar Allah’ın var etmesiyle var oldukları gibi, onun yok etmesiyle de varlık sahasından silinirler.

Mümteni vücut, vacib vücudun zıddıdır, yani olması muhaldir. Buna misal olarak "şerikler" (Allah’a ortak koşulan şeyler) verilir. Şeriklerin varlığı muhaldir, imkânsızdır.

Bütün mahlukat âlemi Allah’ın varlığına birer delil, birer şahittirler. Onları, yoklukta bırakmayıp varlık âlemine çıkaran, ancak varlığı vacib olan Allah’tır. Yani mümkinlerin var olmaları, ancak Vacib'in irade etmesi ve yaratmasıyladır. Bu hakikati kabul etmeyenler, varlıkların var edilmelerini yokluğa vermeye mecbur kalırlar.

2 ve 3. Kıdem-Beka

Allah’ın var etmesiyle var olan eşya, evvellerinin olması cihetiyle "kıdem" sıfatını gösterirler. Keza, her nefsin ölümü tatması, yani her varlığın bir sonunun olması cihetiyle de "beka" sıfatını ilan ederler.

4. Vahdaniyet

Vahdaniyet; Allah’ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde tek olması, yani hiçbirinde benzeri, dengi, ortağı ve yardımcısı bulunmamasıdır.

5. Kıyam-bi-nefsihi:

Hiçbir varlığın, kendi varlığını kendi iradesiyle ayakta tutmadığını, hepsinin bir ilâhî lütufla varlıklarını sürdürdüğünü düşünen insan, Allah’ın "Kıyam-bi-nefsihi" sıfatına bütün ruhuyla iman eder. Yani Allah kendi zatında kâimdir, bütün mahlukatın kıyamları ise onun esma ve sıfatlarının tecellileriyledir.

6. Muhalefetün-lil-havadis

Havadis; hadis olanlar, yani "sonradan yaratılan, ihdas edilenler" manasına gelir. Her mahluk, hâdistir. Ve Muhalefetün-lil-havadis sıfatı, Cenâb-ı Hakk’ın kutsî mahiyetinin, mahluk mahiyetlerine zıt ve muhalif olduğu manasına gelir.

Bir misal: Allah kadîmdir, ezelîdir, mahluk ise hâdistir, sonradan meydana gelmiştir. Ezelî olmak, sonradan yaratılmaya zıttır.

Sübutî Sıfatlar

1. Hayat
2. İlim
3. İrade
4. Kudret
5. Sem (işitme)
6. Basar (görme)
7. Kelâm
8. Tekvin (Yaratma, var etme.)

Bu sıfatların hepsi ezelî, hepsi ebedî, hepsi sonsuz ve hepsi mutlaktır. Bunlarda ne bir azalma ne de artma düşünülebilir.

Hayat sıfatı ezelde ne ise ebedde de aynıdır. Bizlere hayat bahşetmesi, Allah’ın ihya (hayat verme) fiiliyledir. Bizde hayat yaratmasıyla onun hayatında ne bir noksanlık olur ne de bir fazlalık.

Allah’ın bir sıfatı da "ilim"dir. Ne kadar varlık yaratırsa yaratsın, onlara ne kadar hikmetler, manalar takarsa taksın, onun ilim sıfatında bir değişme düşünülemez.

İlahî sıfatlardan bir başkası, "irade"dir. Allah’ın iradesi de diğer sıfatları gibi mutlaktır ve küllîdir. Mutlak olmasının manası, onun iradesini kayıtlayacak bir başka iradenin söz konusu olmamasıdır. İlahî iradenin küllî olması ise, sonsuz icraatlarının hepsini "birlikte irade etmesi" demektir.

Bilindiği gibi, insanın iradesi cüz’îdir, yani bir anda ancak bir şey irade edebilir; onu irade ettikten sonra ikinci bir şey irade etmesi mümkün olur. Şu varlık âleminde, bir anda birbirinden farklı hatta bazen birbirine zıt, sonsuz faaliyetler icra edildiğine göre, bunların irade edilmeleri de birliktedir, sıra ile değil.

Allah’ın bir diğer sıfatı, "kudret"tir. Allah, atomlardan galaksilere, çiçeklerden cennet bahçelerine kadar her şeyi sonsuz kudretiyle yaratmıştır. Bir meyve ağacında, o sonsuz ve mutlak kudretiyle tasarruf ettiği gibi, meyvesi insan olan kâinat ağacında da tasarruf eder, icraatta bulunur.

İlahi sıfatlardan bir diğeri "Basar", yani görme, biri de "Sem’" yani işitmedir. Maddeden münezzeh olan Allah’ın görmesi ve işitmesi, göz, kulak gibi vasıtalardan münezzehtir. Bütün sesleri birlikte işitir, bütün eşyayı beraber görür.

"Kelam" sıfatına gelince, Allah’ın diğer sıfatları gibi bu sıfatı da sonsuzdur, küllîdir, mutlaktır.

Beyni, konuşma merkezini, ağzı, dili yaratan ve insanı böylece konuşturan Allah, meleklerini bunların hiçbiri olmaksızın konuşturur. Keza, insana da rüya âleminde, bu aletlere ihtiyaç olmaksızın konuşma imkânı verir. O halde, kendi konuşmasını ölçü tutarak Allah’ın kelam sıfatını anlamaya kalkışan bir insanın hata etmesi, istikametten sapması kaçınılmazdır. Allah’ın zatı, mahlukatın zatlarına benzemediği gibi, kelam sıfatı da onların konuşmaları cinsinden değildir.

"Tekvin" sıfatı, Allah’ın her irade ettiği şeyin, varlık sahasına hemen çıkması manasına gelir. Tekvin sıfatı Maturudî mezhebine göredir; diğer itikat imamımız İmam Eş’arî, bu sıfatı müstakil bir sıfat olarak düşünmez. Böylece bu mezhepte Sübutî sıfatlar yedi tane olmuş olur.

Bazı İslâmî kaynaklarda ilahi isimlerden de "sıfat" diye söz edildiği görülür. Mesela, Kerim Allah’ın bir ismidir. Aynı zamanda Allah’ı kerem sahibi olarak vasıflandırması cihetiyle de sıfat vazifesi görür. "Kerim Allah" dediğimiz zaman, Kerim ismini sıfat makamında kullanmış oluruz.

Yine bu kaynaklarda Cenâb-ı Hakk’ın sıfatları üç grupta mütalâa edilir:

1. Zâtî sıfatlar (Bunlar sübutî ve selbî olarak iki kısma ayrılırlar)
2. Fiilî sıfatlar.
3. Manevî sıfatlar.

Allah’ın bütün güzel isimleri bu sıfatlardan birine dayanır. Mesela, Âlim ismi sıfat-ı sübutiyeden ilim sıfatına, Kadîr ismi kudret sıfatına, Mütekellim ismi kelâm sıfatına dayanır. Keza, Evvel ismi, zatî sıfatlardan kıdem sıfatına, Âhir ismi, bekâ sıfatına dayanır.

İlâhî isimlerden çoğu fiilî sıfatlara dayanmaktadır. Hâlik ismi, yaratma fiiline; Muhyi ismi ihya (hayatlandırma) fiiline; Musavvir ismi tasvir, yani suret verme fiiline; Mümit (ölümü verici) ismi, imate (ölümü verme) fiiline dayanır.

Bazı isimler de manevi sıfatlara istinat ederler. Hakîm ismi Cenâb-ı Hakk’ın hikmet sahibi olması sıfatına; Kebir ismi, kibriya sahibi olma vasfına; Cemil ismi, cemal sahibi olmasına dayanır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 8.842
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...