"Âsârıyla kâinatın medar-ı fahri ve nev-i beşerin medar-ı şerefi olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmı inkâr eden adam, elbette hiçbir cihette hiçbir nura mazhar olamaz." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Hazret-i Muhammed (asm)'in, hayatında teşhir ettiği güzel ahlak, düşmanlarının dahi itirafı ile onun mükemmel ve en şerefli insan olduğunun delilidir.
Hazret-i Muhammed (asm)’i insanlığın en mükemmeli ve en üstünü kılan hususiyetlerin menbaı ise ilahi rahmet ve nurdur. Resulullah Efendimizin (asm), sahip olduğu bu yüce vasıfları kendi iradesi ve kesbi ile değil, Allah’ın ihsan ve ikramıdır. En son ve en mükemmel dinin tebliğ edicisi olacak bu büyük Zat (asm) ümmi idi, okuma yazma bilmiyordu. Onu (asm) bizzat Allah terbiye etmiş, en üstün insan olarak yaratmış, en son ve en câmi’ kitabı göndererek, o en mükemmel bir mürşid yapacaktı.
Onun (asm) getirdiği İslam nuru insanlığın yegâne rehberidir; kim bu rehberin dışında rehber ararsa, yolunu kaybeder, karanlığa gömülür. Allah, insanlığa hak ve hakikati onun (asm) rehberliğinde gösteriyor.
Güneş nasıl maddi dünyamızı aydınlatan bir kandil ise, Hz. Muhammed (asm) de manevi âlemimizi aydınlatan bir güneştir. Bu güneşin dairesinden çıkan karanlığa gömülmeye mahkûmdur.
"Mesela, nasıl ki bir saray bulunsa, büyük bir dairesinde büyük bir elektrik lambası bulunur. O elektrikten teşa’ub etmiş ve onunla bağlı küçük küçük elektrikler, küçük menzillere taksim edilmiş. Şimdi, birisi o büyük elektrik lambasının düğmesini çevirip ziyayı kapatsa, bütün menziller derin bir karanlık içine ve bir vahşete düşer. Ve başka sarayda, büyük elektrik lambasıyla merbut olmayan küçük elektrik lambaları, her menzilde bulunuyor. O saray sahibi büyük elektrik lambasının düğmesini çevirerek kapatsa, sair menzillerde ışıklar bulunabilir, onunla işini görebilir; hırsızlar istifade edemezler." (Sözler, 24. Söz, Beşinci Dal)
Kur’ân-ı Kerim, Müslümanların hem şahsi hem ailevi ve hem de içtimai hayatına esaslar getirmiş, Allah Resulü (asm.) bunları ümmetine bütün tafsilatıyla anlatmış ve hayatıyla da bilfiil izhar ve ilan etmiş, ders vermiştir.
Bir Müslüman Allah’a nasıl inanacağından, namazını nasıl kılacağına, ahlak yapısını nasıl şekillendireceğinden, ticaret hayatında hangi esaslara uyacağına kadar her şeyi Peygamber Efendimizden öğrenmiştir. Üstad Hazretleri buna çok güzel bir misal veriyor ve Peygamber Efendimizi (asm.) merkezî bir lambaya teşbih ederek, bir Müslümanın her hususta o merkezî lambadan ışık aldığını, her şeyiyle ona bağlı olduğunu nazara veriyor. Bundandır ki, bir Müslüman, Peygamber Efendimizden (asm.) alakasını kesse hem ruh âleminde hem ahlak dünyasında hem de dünyevi işlerinde tam bir çöküntüye uğrar. Ve sonunda küfür karanlığına düşer.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü