Enbiya tevatürlerinin icmaları ile evliya ve asfiyaların icmakârane tevatürleri ne demektir? Muhterem zatların, o pencerelerden bakıp başkalarına da göstermeleri ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tevatür; “Bir meseleyi yalanda ittifakları mümkün olmayan bir cemaatin haber vermesi” şeklinde tarif ediliyor. Bütün peygamberler iman hakikatlerinde müttefiktirler, yani hepsi iman hakikatlerini aynı şekilde anlatmışlardır. Sadece amel noktasında bazı farklılıklar vardır. Amelde de “namaz ve zekât” yine bütün hak dinlerde mevcuttur.

Bütün peygamberler insanlara Allah’ı tanıtmak için geldikleri gibi, onlara ahireti de anlatmışlar ve ümmetlerini o âlem için hazırlamışlardır. Bu noktadaki icma son derece kuvvetlidir ve hiçbir kuvvetle bozulamaz.

Allah’ın bütün sevgili kulları, bilhassa Peygamber varisi olmakla risalet vazifesini onun (asm.) namına yürüten başta mücedditler olmak üzere bütün âlimler de aynı hakikatleri ilan etmiş ve ders vermişlerdir.

Peygamberlerin ve evliyanın irşadıyla hakikate kavuşan bütün müminler de İslam âleminin her tarafında aynı hakikatleri hayatlarına tatbik etmekle dünya kadar geniş bir pencere hükmünde insanlara hakikat güneşini gösteriyorlar ve onları imana davet ediyorlar.

Misal olarak zikredilen İmam-ı Gazzalî, İmam-ı Rabbanî, Muhyiddin-i Arabî, Abdulkadir-i Geylanî gibi muhterem zatlar, Allah Resulünün (asm.) hidayet mektebinin en ileri derecede talebeleridirler. Kendileri iman, marifet ve muhabbet semasının yıldızları oldukları gibi, başkalarına da mürşit olmuşlar, yol göstermişler, manevi terakki ve tekâmüllerinde rehber olmuşlardır.

Üstadımızın ifadesiyle Allah Resulü (asm.); “Bir şecere-i Nuraniye”dir. Başta sahabeler olmak üzere evliya ve asfiya ve bütün ehl-i iman o ağacın meyveleridir.

İmam-ı Gazzalî, İmam-ı Rabbanî, Muhyiddin-i Arabî, Abdulkadir-i Geylanî Hazretleri gibi nurani meyvelere bakan insan, bunları meyve veren o şecere-i nuraniyenin azametini bir derece anlayabilir.

İmam Gazzalî Hazretleri Hüccetü’l-İslam olarak kabul edilmiş, umumun takdir ve tahsinini kazanmıştır. İmam-ı Rabbanî ve Abdulkadir-i Geylanî Hazretleri hak tarikatların önde gelen mürşitleridir. Muhyiddin-i Arabî Hazretleri ise hususi bir meşrep sahibi olmakla birlikte, Üstadımızın ifadesiyle, “ulum-u İslamiyenin bir mucizesidir.”

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 4.035
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...