Block title
Block content

"O halde, hem veren Bismillâh demeli, hem alan Bismillâh demeli. Eğer o Bismillâh demiyor, fakat sen de almaya muhtaçsan, sen Bismillâh de, onun başı üstünde rahmet-i İlâhiyenin elini gör, şükürle öp, ondan al." Zaruret yoksa da alınabilir mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Madem her şey mânen 'Bismillâh' der; Allah namına, Allah'ın nimetlerini getirip bizlere veriyorlar. Biz dahi 'Bismillâh' demeliyiz. Allah namına vermeliyiz, Allah namına almalıyız. Öyleyse, Allah namına vermeyen gafil insanlardan almamalıyız."(1)

"Eğer o sebep ihtiyar sahibi ise, o Bismillâh demeli, sonra ondan al. Yoksa alma. Çünkü   وَلاَ تَاْكُلُوا مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللهِ عَلَيْهِ   âyetinin mânâ-yı sarihinden başka bir mânâ-yı işarîsi şudur ki: 'Mün'im-i Hakikîyi hatıra getirmeyen ve Onun namıyla verilmeyen nimeti yemeyiniz.' demektir."

"O halde, hem veren Bismillâh demeli, hem alan Bismillâh demeli. Eğer o Bismillâh demiyor, fakat sen de almaya muhtaçsan, sen Bismillâh de, onun başı üstünde rahmet-i İlâhiyenin elini gör, şükürle öp, ondan al. Yani, nimetten in'âma bak, in'amdan Mün'im-i Hakikîyi düşün. Bu düşünmek bir şükürdür. Sonra o zâhirî vasıtaya istersen dua et; çünkü o nimet onun eliyle size gönderildi."(2)

Üstad Hazretleri, kurban kesimi hakkında nazil olan bu ayetin sarih ve zahir manasından başka işari ve remzi bir mana ile içtihat ederek; gafil ve Allah namına vermeyen insanlardan -muhtaç olmamak kaydı ile- alınmaması gerektiğini ifade ediyor. Yukarda vermiş olduğumuz Birinci Söz'de de  aynı mana kati bir surette ifade ediliyor.

Bu asır insanları maddeci felsefeden etkilenip neticeleri sebepten bilme hastalığına tutulduğu için, insanlar, verdiği şeyleri kendi nefsinden bilerek veriyor. Yani nimetleri kendine izafe ederek veriyor. Bu da şuurlu ve mütefekkir bir Mümin için ağır bir durumdur. Bu sebeple zaruret ve muhtaçlık yokken, mümkün mertebe böyle gafil adamlardan bir şey almamak en güzel ve doğru olanıdır. Üstad Hazretleri burada buna işaret ediyor.

Nasıl Allah adına kesilmeyen kurbanlar murdar oluyor ise, böyle tabiat ve nefsi adına bir şey verenin verdiği de -zaruret olmamak kaydı ile- murdar hükmündedir.

Allah namına almak ve Allah namına vermek, nimetlerin üzerinde Allah'ın kudret ve rahmet elini görmek demektir. Nimetleri, sebeplerden değil, Allah’tan bilmeyi ifade eden bir cümledir.

Allah namına vermemek iki türlüdür: Birisi, inkar ve imansızlıktan gelen ve nimetleri sebeplerden bilmekten gelen; diğeri ise, imanın zaafından gelen gaflet sebebi ile nimetlerin üstündeki kudret ve rahmet elini görmemekten gelen boyutudur.

“Allah namına vermeyen gafil insanlardan almamalıyız.” cümlesi ile, iman ehlinin şayet ihtiyaç ve zaruret gibi durumları yoksa, bu gibi gafil insanlardan, yani Allah namına vermeyenlerden bir şey alıp vermemesini tavsiye ediyor.

Ama zaruret ve ihtiyaç sahibi ise, o gafil adamın üstünde Allah’ın kudret ve rahmet elini görüp, nimetin gerçek sahibinin o kudret ve rahmetin eseri  olduğunu idrak edip onun ismi ile alabilir.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Birinci Söz.
(2) bk. Lem'alar, On Yedinci Lem'a, On Üçüncü Nota.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Üçüncü Nota | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4132 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

ERGİNARDAHANİ
s.a. Yani verirken ve alırken lafzen bismillah mı denmesi lazım, eğer söze gerek yoksa verenin ALLAH namına verdiğini nasıl anlıyacağız (hizmetteki bazı arkadaşlar dil ile Bismillah denmesinin gerektiğini savunuyorlar doğrumu) Selametle
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)

Esas olan niyettir. Ama söylenmesi daha faydalıdır.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...