Block title
Block content

Otuz Üçüncü Söz, Dördüncü Pencere'yi izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Dördüncü Pencere"

"İstidat lisanıyla bütün tohumlar tarafından; ve ihtiyac-ı fıtrî lisanıyla bütün hayvanlar tarafından; ve lisan-ı ıztırarî ile bütün muztarlar tarafından edilen duaların makbuliyetidir."

"İşte, bu nihayetsiz duaların bilmüşahede kabul ve icabeti, her biri vücuba ve vahdete şehadet ve işaret ettikleri gibi, mecmuu, büyük bir mikyasta, bilbedâhe, bir Hâlık-ı Rahîm ve Kerîm ve Mücîbe delâlet eder ve baktırır."(1)

Dünyamızdaki bütün mahlukatın kabiliyet dili ve bu dilin talep ve duası vardır. Kahir bir ekseriyetle de, bu dua ve talepler kabul görüp cevaplanıyor.

Mesela; kayısı çekirdeğindeki kayısı olma kabiliyeti bir nevi dua ve taleptir. Ekseri olarak bu çekirdekler misyon ve maksadı olan kayısı ağacı olmaya erişiyor ve bir cihetle kabiliyet dili ile yaptıkları dua kabul görmüş oluyor. Elbette bu kayısı çekirdeğinin kabiliyet duasını dinleyen ve gören ve ona yol açan bir Zat-ı Akdesin olması mecburidir. Ortada dua eden var, duanın kendisi var, bir de bu duayı maksadına ulaştıran birisi olmak gerekir. Dua eden ile dua edilen arasındaki zaruri bağ; dua edilen Zatı akla ispat eder. Bütün çekirdek ve tohumlara bu nazarla bakarsak, kainat, kabiliyet dili ile dua ediyor ve bu külli duaya cevap veren bir Zat-ı Akdes var.

Fıtri ihtiyaçlar da duanın başka bir türüdür. Mesela; mide açlık ihtiyacı ile muhtaç olduğu yiyeceği talep ediyor. Dünyamızdaki bütün mideleri düşünecek olursak, koca bir dua teşkil eder ve bu koca duaya koca bir rızık deryası gereklidir. Bakıyoruz ki dünya koca bir mutfak olmuş, midelerin bu fıtri talebi ve duası olan açlığına mukabele ediyor. Öyle ise bu koca duaya kocaman bir cevap verilmiş. Bu kocaman cevabı da; ancak ekber’ül Azim olan Allah verebilir. Dua ipini takip eden, dualara karşılık veren Allah’ı bulur. Bu pencerenin ana mantığı budur.

Iztırar lisanı da duanın başka bir nevidir. Zorda ve darda kalmışlara harika ve olağanüstü yardımların ulaşması, ayrı bir dil, ayrı bir iptir. Kim bu dili dinler, bu ipi takip ederse, yine varacağı netice Mucib-i davet olan Allah’a ulaşır ve O'nun sonsuz merhamet ve şefkatini bulur. Öyle ki denizin dibinde rızka müsait olmayan kumlar içinde, sayısız canlıları besleyen ve onların imdadına yetişen bir Allah’ın kullarıyız. Bütün zorda ve darda kalmışların dualarının geri çevrilmeden, harika bir şekilde cevaplanması müthiş bir tevhit levhası değil de nedir?..

(1) bk. Sözler, Otuz Üçüncü Söz , Dördüncü Pencere.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

mustafa kayapalı
Izdırar lisanı ile yapılan duaya Hz. Yunus (as)' ın ve hadiste anlatılan mağaradaki üç kişinin duası misal verilebilir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...