"Öyle bir İslâmiyet bize bildirmiş ki, âlem-i gayb ve âlem-i şehadetin nihayetsiz hazinelerinden nur alır." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Gayb ve şehadet tabirleri, dünya ve ahiret tabirlerinden daha ihatalı ve daha geniş tabirlerdir.

Gayb tabirinin içine Allah’ın Zat-ı Akdesi, isim ve sıfatları da girer, kabir ve cennet gibi ahiretin menzilleri de girer.

Şehadet tabirinin içine güneşler ve yıldızlar da girer, dünya da girer. Ama dünya tabiri içine sadece dünyamız girer.

İslam bize öyle bir iman hediye etmiş ki, biz onunla bütün gayb ve şehadet, dünya ve ahiret âlemleri içindeki hazinelerden ve nurlardan istifade edebiliyoruz.

“Sonra, nihayetsiz ni’metleri isteyen ve hadsiz rahmetin meyveleriyle tagaddi eden ve insaniyet-i kübrâ olan İslâmiyet’i ve îmânı sana verdiğinden, daire-i mümkinat ile beraber, Esmâ-i Hüsnâ ve sıfât-ı mukaddesenin dairesine şâmil bir sofra-i ni’met ve saadet ve lezzet sana fethetmiştir.” (Sözler, 24. Söz)

İslâmiyet ve îman nimetinden mahrum olan itikadsız insanlar da akıllarını kullanarak mülk ve melekût âlemlerini bilmekte ve onlardan istifade etmektedirler. Şu var ki, onlar kendilerini de, bu âlemi de sahipsiz ve Hâlık’sız vehmettikleri için, bu âlemler hakkındaki bilgileri onların kalb ve ruhlarını terakki ettirmez. Sadece elde ettikleri başarılarla dünya nimetlerinden biraz daha fazla faydalanırlar. Ve yine bu başarılarla nefisleri gurur ve kibirle kabarır, enaniyetleri kuvvetlenir.

İslâmiyet ile müşerref olan bir insan ise, bu mülk ve melekût âlemlerini Allah’ın yarattığına ve kendisinin istifadesine sunduğuna inanır. Bu eserlerdeki güzelliklerin ve kemallerin “Esmâ-i Hüsnâ ve sıfât-ı mukaddesenin” tecellileriyle hâsıl olduğunu bilmekle, eserden müessire geçer, aklıyla beraber kalbi ve bütün latifeleri ulvî zevklere erer.

Kâfirler dünyanın sadece maddî yüzünden ve fani nimetlerinden istifade ediyorlar. Dünyanın bu yüzü ise fanidir, anidir ve def’îdir. Gayb âlemlerini bilmedikleri ve inkâr ettikleri gibi, şehadet âleminin de bütününden küfürleri sebebi ile istifade edemiyorlar. Kabri zulümatlı bir kuyu ağzı, ölümü bir yokluk olarak gördükleri, onun arkasındaki nihayetsiz rahmeti ve güzellikleri göremedikleri için, kabir onlara büyük bir elem ve azap veriyor.

Risale-i Nurların iman ve küfür muvazeneleri, mü’min ile kâfirin farkını ve İslam’ın insanlığa neleri bahşettiğini gayet kat’î deliller ile ispat ediyor. Hepsini buraya yazmamız mümkün olmadığından, teferruat için o muvazeneler tahkik edilebilir. Sitemizde de bu mesele ile alâkalı çok mukni cevaplar ve birçok makaleler mevcuttur. Arzu edenler bakabilirler.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

drerkan
Allah razı olsun.Gayb şehadet tabirlerini daha iyi anladım.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Adem68474

İslamiyet imanıdı içine alan daha külli bir nimet midir 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

İslam hem imanı hem ibadeti hem de ahlakı içine alan geniş ve külli bir kavramdır. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...