"Saadet-i ebediyesini ve hayat-ı uhreviyesini" zedelemek ne demektir; tövbe ile bu zedelenmeden kurtulmak mümkün olur mu?
Değerli Kardeşimiz;
Dünya ahiretin tarlası olduğu için, burada ne ekersek orada onu biçeriz. Yani uhrevi hayatı inşa etmek de tahrip etmek de bu dünya hayatında oluyor.
Şayet insan dünya hayatını helal ve istikamet dairesinde geçirirse, Cenab-ı Hakk’ın emirlerini yapar, yasaklarından sakınırsa ebedî hayatını inşa ve ihya etmiş olur. Eğer haram ve gayrimeşru yollarda bir hayat geçirir, Cenab-ı Hakk’ın emirlerini yerine getirmez, tövbe ve istiğfar etmeden ölürse, ahiret hayatını mahvetmiş olur.
Kısacası ahiret hayatını şekillendirmek dünya hayatındaki hayat çizgimiz ile oluyor.
İkinci olarak, dünya hayatında yapılan hatalar ve işlenen günahlar, tövbe ve istiğfar ile imha edilip temizlenebilir; mühim olan insanın son halidir, akıbetidir. Yani kişi hayatının belli dönemlerinde nefsine uyup günahlara girmiş olabilir, ama bunun farkına varıp tövbe ve istiğfar ile dönüş yaparsa, Allah ona yeni bir sayfa açar. Ahiret hayatındaki tahrip ve zedelenmeleri de yeniden tamir ve inşa edebilir. Bu, son nefesine kadar mümkündür. Yani tövbe ve tamir kapısı daima açıktır, Allah sonsuz rahmeti ile bize bu fırsatı tanımıştır.
Zedelenmenin çok mertebeleri var; bazıları için cehennem, bazıları için kabir azabı, bazıları için ebed yolculuğunun meşakkatli geçmesi, bazıları için cennetteki yüksek ve ulvi makamlardan mahrumiyettir. Her insanın ameline göre zedelenme değişebilir. Ama bu zedelenmeleri fırsat elde ve can tende iken tamir etmek mümkündür; geç kalmamak gerekir...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü