Block title
Block content

SADAKAT

 
Sadakat, risalelerde nazara verilen temel özelliklerden biridir.
“Risale-i Nur kendi sadık ve sebatkâr şakirdlerine kazandırdığı çok büyük kâr ve kazanç ve pek çok kıymetdar neticeye mukabil fiat olarak, o şakirdlerden tam ve hâlis bir sadakat ve daimî ve sarsılmaz bir sebat ister.” (Kastamonu Lahikası)

Sadakat denilince, Nurun mesleğine ve meşrebine tam bağlı kalmak ve onun hizmet düsturlarından asla taviz vermemek anlaşılır. Bediüzzaman’ın şu cümlesi bu konuda güzel bir derstir:
“Bu şehre bir kutub, bir gavs-ı âzam gelse, seni on günde velâyet derecesine çıkaracağım dese, sen Risale-i Nur’u bırakıp onun yanına gitsen, Isparta kahramanlarına arkadaş olamazsın.” (Kastamonu Lahikası)

Sebat ise, bu iman hizmetinde hiçbir güçlükten yılmamak, baskılarla sarsılmamak, her musibeti azim ve kararlılıkla göğüslemek ve bütün sıkıntılara rağmen hizmette gevşeklik göstermemektir. Sadakatte devamlı olmak da sebattandır.

“Bize eza ve cefa edenlere karşı, hiç bir talebemin kalbinde zerre kadar intikam emeli beslememesini ve onlara mukabil Risale-i Nur’a sadakat ve sebatla çalışmalarını tavsiye ederim.” (Emirdağ Lâhikası)

Ahlâkçılar sadakati ekilmiş bir tohuma benzetirler ki, o tohum toprak altında çok uzun süre de kalsa sonunda yeşerir.
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2980 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...