"Sahâbelerin nefisleri tezkiye ve tathir edildiğinden, nefsin mahiyetindeki cihâzât-ı kesire ile ubûdiyetin envâına ve şükür ve hamdin aksâmına daha ziyade mazhardırlar." Burayı "nefsin cihazatı" kısmı ile izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nefis, ruh ve bedenin ikisini birden ifade eder. Nefsin cihazatı insanın mahiyetine takılmış olan bütün âzalar, duygular, latifeler ve hissiyatlardır. İnsan bunlar sayesinde Allah’ın isim ve sıfatlarını bilir, her şeyi tadıp, tartar.

Nefsin mahiyetinde bulunan her bir cihaz ve duygu Allah’a ve O’nun isimlerine açılan bir kapı ve bir pencere gibidir. O kapıları kapamak yerine o kapılardan isimlere bakmak gerekir.

Tasavvuf ehli riyazet ve çile ile bu kapıları kapatmış iken, sahabeler bu kapılardan İlahî isimlere bakmışlar ve marifetullahta terakki etmişler.

Nefis, insan mahiyetinde maddî, cismanî ve hayvanî yönü temsil eder. İnsanın nebatî ve hayvanî bütün istek ve arzularını ifade eden bir mefhumdur. İnsan bu kesif nefsi ıslah ve terbiye ile nuranî ve latif bir surete çevirebilir. İşte nefsin mertebeleri bu ıslah ve terbiye sürecinin merhalelerinden ibarettir.

"Hayvâniyetten çık, cismâniyeti bırak, kalb ve ruhun derece-i hayatına gir. Tevehhüm ettiğin geniş dünyadan daha geniş bir daire-i hayat, bir âlem-i nur bulursun.” Lem’alar

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...