Sanat harikalarının başlangıçlarının peygamberlerin mu’cizelerine dayandığı ifade ediliyor. Acaba; lisanların, yazının, ateşin ve sâir izahını yapamadığımız inkişafların kaynağı da peygamberlere mi dayanıyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hazret-i Âdem’e (as.) bütün esmânın talim edilmiş olması, bir yönüyle de bütün sanatların ve ilmî buluşların, çekirdek kabilinden de olsa, O ilk peygambere öğretildiği mânasına gelir. Daha sonra gelen peygamberler ve Üstadımızın “mülhem keşşaflar” dediği ilim adamları, o icmalî ilmi, kendi dallarında tafsil etmişler, açıklamışlardır.

İslâm âlimleri, peygamberlere ilim, irşat ve tebliğ konusunda varis oldukları gibi, mülhem keşşaflar da onların eliyle beşere hediye edilen medeniyet harikalarının bir kısmını, onlara vekaleten beşere hediye etmiş sayılırlar, diyebiliriz. Zâten, mülhem ifadesi o keşiflerin Allah’ın bir ilhamıyla gerçekleştiğini, o sahadaki çalışmaların ise birer sebep olduğunu ifade ediyor.

“Hattâ denilebilir ki; manevî kemâlât gibi maddî kemâlâtı ve hârikaları dahi en evvel mu'cize eli nev-i beşere hediye etmiştir.” cümlesinde geçen “en evvel” ifadesi bu noktada çok önemlidir. Maddî harikaları en evvel peygamberler beşere hediye etmekle birlikte, onlardan sonra yapılan keşifler mülhem keşşaflar eliyle olmuştur. Bugün sergilenen medeniyet harikalarını ancak böyle izah edebiliriz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...