Block title
Block content

"Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum." ile "Yetmiş üç sene, yüzde doksan adamdan ziyade zevklerden hisseni almışsın." cümlesini nasıl bağdaştırabiliriz?

 
Soru Detayı:

- Yine "Dünya misafirhanesinin safasını çok gördüm" diyor.

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin bu ifadeyi kullandığı yere baktığımızda, izahını da aşağıda olduğu gibi yapmaktadır. Şöyle ki:

"Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında memleket mahkemelerinde, memleket hapishanelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harplerde bir câni gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere mâruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti."(1)

Zindan, esaret, hapishane ve mahkeme şartlarında yemek yemenin insana verdiği zevk ne kadar olur ki?..

Ayrıca, "Çekmediğim cefa görmediğim ezâ kalmadı... " ifadesi de bize bu konuda epey ders vermektedir.

Yani bu şartlarda olan bir kişi, bütün dünya nimeti ona verilse, yine lezzetine mani olacak şartlardan dolayı, lezzet alamayacağı da malumdur. Bununla beraber, Üstad Hazretlerinin yediği yiyeceğe de baktığımızda, lezzet alınacak türden olmayıp, daha ziyade açlığı bastırmak, hayatını idame ettirmek türünden olduğunu da müşahede ediyoruz:

“Şu altı aydır otuz altı ekmekten ibaret bir kile buğday bana kâfi geldi. Daha var, bitmemiş. Ne miktar kifayet (Hâşiye) edecek, bilmiyorum."

"Haşiye: Bir sene devam etti.(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı, Tahliller.
(2) bk. Mektubat, On Altıncı Mektup, Dördüncü Nokta.

* * * 
Dünya nimetlerinden faydalanma ya da faydalanmama konusu nispi bir konu olup, nispet edildiği yere ve konuma göre farklılık arz eder.

Bir açıdan bakarsak, nimetler her tarafımızı kuşatmış ve bunun şükrünü eda etmemiz mümkün değildir.

Evet, yoklukta kalmayıp var olmamız, varlık içinde hayata mazhar olmamız, hayatlılar içinde ruh sahibi olmamız, ruhlular içinde insan olarak yaratılmamız, insaniyet içinde iman sahibi olmamız vs böyle hadsiz bir nimet tabakası ve sarmalı içinde bulunmaktayız.

Her an havayı solumamız, gözümüzün görmesi, kulağımızın işitmesi, dilimizin tatması ve konuşması gibi nimetler açısından bakarsak Üstad Hazretleri de dahil, müthiş bir sefa içinde sayılırız. Sefayı ille de yatlar, katlar, ballar yağlar, börekler şeklinde anlamak gerekmiyor.

Başka bir açıdan bakarsak; yani katlar yatlar, yağlar ballar açısından bakarsak, Üstad Hazretleri çok fakir ve basit bir hayat yaşamıştır. Normal bir insanın tahammül edemeyeceği bir derecede iktisat ve basitlik içinde hayatı geçmiştir. Yani bu cihetten bakıldığında Üstad Hazretlerinin “Dünya zevkleri namına bir şey bilmiyorum.” demesi gayet makul ve normal bir ifadedir.

"Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harb meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı..."(1)

Bu cümlelerde ifade edilen elem ve sıkıntılar hakikattir.

"Ey nefsim! Yetmiş üç sene, yüzde doksan adamdan ziyade zevklerden hisseni almışsın. Daha hakkın kalmadı."(2)

Bu ifadeler ise izafi ve görecelidir. Yani sana bana göre fakru zaruret olan bir durum, Üstad Hazretleri gibi gönlü tok, yüzü ahirete çevrilmiş insanlar için, gayet zengin ve bolluk olarak telakki ediliyor.

Bu zamanın açgözlü ve doymak bilmeyen insanları oturdu mu Üstad'ın bir hafta da yediğini bir öğünde yiyor. Bu zamandaki bir kişinin dolabındaki elbiseleri ile yirmi Said Nursi ömür boyu giyinebilirken, Said Nursi Hazretleri bir iki yamalıklı elbise ile nerede ise bir ömür tüketmiş ve bunu zenginlik olarak kabul ediyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Tarihçe-i Hayat, Tahliller (Eşref Edip).
(2) bk. age., Gelenlerle Ne Konuşurdu?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

[email protected]

s.a işte üstadımızın yaşamış olduğu çileli hayat ve onu eleştirip beğenmeyen haşa onu küçük gören bazı kendini bilmez bir kaç kitap okuyup kendini bir şey sananlara sesleniyorum;
Said-i Nursi hazretleri bütün ömrünü hayatını biz insanların kurtulması için feda etti, ya siz ne yaptınız, hayatınızı feda ettiniz mi en çok sevdiğiniz dünyevi zevklerinizden vazgeçebildiniz mi?
Güneş balçıkla sıvanmaz derler...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...