"Sen valideynine hürmet etmezsen, senin evladın dahi sana hizmet etmeyecektir." Birinin kusuru tüm nesline mi sirayet edecek, açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Başımıza gelen musibetlere bakış üç şekilde olmaktadır:

1. Ehl-i gafletin bakışı: Bunlar bütün suçu sebeplerde arar; kader ve musibete uğrayan açısından değerlendirme yapmaz.

2. Ehl-i avamın bakışı: Bu kişiler musibetten kendilerine hisse çıkarmazlar. Tamamen kadere nazar ederler. "Kaderimizde olduğu için bu musibet başımıza geldi." derler.

3. Ehl-i tahkikin bakışı: Bu zatlar ise, başa gelen musibetlerde "Acaba hangi fiilimizle kadere fetva verdik ki bu musibet başımıza geldi?" diyerek, kendilerine hisse çıkarmaya ve kendilerini düzeltmeye çalışırlar.

Kader-i İlahi, neticesi itibariyle çirkinlikten münezzeh olduğu gibi, sebepler itibariyle de zulümden ve kusurdan münezzehtir. Çünkü kader hakiki sebebe bakıp adalet eder, insanlar zahiri sebeblere baktıklarından aldanabilir ve zulme düşebilirler.

Üstad Hazretleri şöyle buyurur:

"Hem nasıl kader-i İlâhî, netice ve meyveler itibarıyla şerden ve çirkinlikten münezzehtir. Öyle de illet ve sebeb itibarıyla dahi, zulümden ve kubuhtan mukaddestir. Çünkü kader hakiki illetlere bakar, adalet eder. İnsanlar zâhirî gördükleri illetlere hükümlerini bina eder, kaderin ayn-ı adaletinde zulme düşerler. Mesela, hâkim seni sirkatle mahkûm edip hapsetti. Halbuki sen sârık değilsin. Fakat kimse bilmez gizli bir katlin var. İşte, kader-i İlâhî dahi seni o hapisle mahkûm etmiş. Fakat kader, o gizli katlin için mahkûm edip adalet etmiş. Hâkim ise, sen ondan masum olduğun sirkate binaen mahkûm ettiği için zulmetmiştir. İşte, şey-i vâhidde iki cihetle kader ve icad-ı İlâhînin adaleti ve insan kisbinin zulmü göründüğü gibi, başka şeyleri buna kıyas et. Demek, kader ve icad-ı İlâhî, mebde ve müntehâ, asıl ve fer', illet ve neticeler itibarıyla şerden ve kubuhtan ve zulümden münezzehtir." (Sözler, Yirmi Altıncı Söz, Birinci Mebhas)

Kader bir şeye hükmetmiş ise bu hüküm her bakımdan âdildir, zulümden münezzehtir ve çirkinlikten arîdir. İnsan bu hükmün güzelliğini tam ihata edip göremediği için, bazı noktalarını çirkin telakki edebilir. İnsanın idrak edememesi o hükmün temizliğine ve güzelliğine halel vermez.

İnsanoğlu bazen çok zahir bir güzelliğin bile farkına varamıyor. Hâl böyle iken, kaderin gizli sırlarını, adil hükümlerini bütün cihetleri ile anlaması mümkün değildir.

Bir evlat, anne babasına nasıl muamele ederse, kendi evlatlarından öyle muamele görür.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...