Block title
Block content

63

İçerikler

  1. "Bin seneden beri Kur´an aleyhine ve İslamiyet ve insaniyet zararına,.." diye devam eden cümlede, bin sene demesinin hikmeti nedir?

  2. "İkinci Cihet: İman, yalnız icmâlî ve taklîdî bir tasdike münhasır değil; bir çekirdekten, tâ büyük hurma ağacına kadar ve eldeki aynada görünen misalî güneşten tâ deniz yüzündeki aksine, tâ güneşe kadar mertebeleri ve inkişafları olduğu gibi; imanın o derece kesretli hakikatleri var ki, bin bir esmâ-i İlâhiye ve sair erkân-ı imaniyenin..." Açıklar mısınız?

  3. İmanın ilmelyakin, aynelyakin, hakkalyakin mertebeleri nasıl anlaşılır? Hangi mertebede olduğumuz nasıl bilinir? Diğer yandan, insan ölünce, akıl kalp gibi latifeler ruha takılı olup, maddeden tecerrüt etmiş bir insan olarak yine kıyamete kadar yaşayacak mı?

  4. "İmanın o derece kesretli hakikatleri var ki, bin bir esmâ-i İlâhiye ve sair erkân-ı imaniyenin kâinat hakikatleriyle alâkadar çok hakikatleri var ki,.." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

  5. "Bazen bir saat tefekkür, bir sene ibadetten daha hayırlı olur." Bu bağlamda, "tefekkür" ile "takıntı" arasındaki fark nedir? İkisi de düşünmek iken, takıntı hastalık sınıfındandır...

  6. "Ve ulemâ-i ilm-i kelâmın binler cild kitapları, akla ve mantığa istinaden telif edilip, yalnız o mârifet-i imaniyenin burhanlı ve aklî bir yolunu göstermişler. Ve ehl-i hakikatin yüzer kitapları keşfe, zevke istinaden o mârifet-i imaniyeyi daha başka bir cihette izhar etmişler..." Bu ifadelerden ulemanın akla ve mantığına; evliyanın keşfe ve zevkine dayanıp: Kur'ân'ın mucizekâr cadde-i kübrâsı olan yolundan farklı bir metod izledikleri anlamı çıkmaz mı?

  7. "Bin bir esma-i ilahiye ve sair erkan-ı imaniyenin kainat hakikatlarıyla alakadar çok hakikatleri var ki, bütün ilimlerin ve marifetlerin ve kemalat-ı insaniyenin en büyüğü imandır ve iman-ı tahkikiden gelen tafsilli ve bürhanlı marifet-i kudsiyyedir." Burada "ki" bağlacından önceki kısım ile devamı arasındaki bağlantıyı nasıl kurmak gerekir?

  8. "Fakat cepheyi değiştirip, din perdesi altında bazı safdil hocaları veya bid’a taraftarları veya enaniyetli sofi meşreplileri, bazı kurnazlıklarla Risale-i Nur’a karşı iki sene evvel İstanbul’da..." Kimdir bu hocalar, neden bunu yapıyorlar?

  9. İman-ı Tahkiki Nedir, Nasıl Kazanılır?

  10. Nefsimizi nasıl terbiye edebiliriz, tahkiki imanı nasıl elde edebiliriz?

  11. İnsan bu dünyada Allah'a ya da diğer iman rükünlerine hakkal yakin olarak iman edebilir mi? Eger iman edebilirse nasıl olur, misaller verebilir misiniz? Bu konunun Risale-i Nur'da geçtiği yer var mı?

  12. "Bütün ilimlerin ve marifetlerin ve kemalât-ı insaniyenin en büyüğü imandır ve iman-ı tahkikîden gelen tafsilli ve bürhanlı marifet-i kudsiyedir." diye ehl-i hakikat ittifak etmişler." Marifet-i kudsiye ne demektir?

  13. “Hem iman-ı tahkikînin bir mertebesi de aynelyakîn derecesidir ki, pek çok mertebeleri var. Belki esma-i İlahiye adedince tezahür dereceleri var.” Aynelyakin metrebesini ve hususen esma-i İlahiye adedince mertebeleri olması meselesini açıklar mısınız?

  14. Ami bir müminin imanı bir velinin imanı gibidir; cümlesini izah eder misiniz?

Yükleniyor...