Block title
Block content

"Şu mümkün, vaki’ olacaktır. Evet, dünya öldükten sonra âhiret olarak diriltilecektir. Dünya harab edildikten sonra, o dünyayı yapan zât, yine daha güzel bir surette onu tamir edecek, âhiretten bir menzil yapacaktır." İzah eder misiniz?

 
Soru Detayı:

Dünyamız zâten güzel yaratıldığına göre, tamir edilerek  âhiretten bir menzil olmasını nasıl anlayacağız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstat Hazretleri güneşin cehennemde yer alacağını ve kendine tapanların azap görmesiyle vazifeleneceğini beyan ediyor. Aynı şekilde bu dünyamız da âhiretten bir menzil olacak ve dünya maceralarını hatırlamak isteyen ehl-i cennet, dünyayı bu yeni şekliyle seyredeceklerdir. 

Önceki sorularda geçtiği gibi, âyet-i kerîmede “arzın bir başka arza tebdil edileceği” haber verilmektedir. Üstadımızın bu dersteki beyanına göre, arzın bu tebdili “daha güzel bir surette tamir” edilerek âhireten bir menzil olması şeklinde anlaşılabilir.

Bir başka manasıyla “dünya" kelimesi içinde yaşadığımız âlemin tamamını ifade eder. “Dünya ve âhiret” dediğimizde, şu varlık âlemi ve onu takib edecek olan âhiret âlemini kastederiz.

“Evet dünya, öldükten sonra âhiret olarak diriltilecektir.” cümlesinde dünyanın bu mânası daha hâkim görünmekle birlikte, onu takib eden cümlede umumun telakkisine uygun olarak,  dünya kelimesinden “yer küresi” kastedilmiştir.        

"Dünyamız zâten güzel yaratılmamış mı?" sorusuna gelince:

“Daire-i imkânda daha ahsen yoktur.” hükmünce, dünyamız da mümkün olan en güzel şekilde yaratılmıştır. Ancak, âhiretle mukayese edildiğinde aralarında gölge ile asıl arasındaki fark kadar büyük bir fark vardır. Tıpkı, bu dünyadaki insanların bedenlerinin en güzel şekilde yaratılmış olmakla birlikte, neş’e-i uhra ile yaratılacak yeni bedenler yanında dünyadaki bedenlerin gölge kadar zayıf kalması gibi...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...