"Şu notalar ve Arabi risaleler Yeni Said'in en evvel hakikat ilminden bir derece şuhud suretinde gördüğü hakikatler olup, tağyir edilmeden mealleri yazıldı." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bu lem'a'nın telifinden on iki sene evvel, inâyet-i Rabbâniye ile marifet-i İlâhiyede bir hareket-i fikriye ve bir seyahat-i kalbiye ve bir inkişâfât-ı ruhiyede tezahür eden bazı lemeât-ı tevhidiyeyi, Arabî olarak, notalar suretinde Zühre, Şule, Habbe, Şemme, Zerre, Katre gibi risalelerde kaydetmiştim. Uzun bir hakikatin yalnız bir ucunu göstermek ve parlak bir nurun yalnız bir şuâını irâe etmek tarzında yazıldığından, yalnız kendi kendime birer hatıra ve birer ihtar şeklinde olduğundan, başkalarının istifadesi mahdut kalmıştı."

"Hususan, en mümtaz ve en has kardeşlerimin kısm-ı âzamı Arabî okumamışlar. Bunların ısrarı ve ilhâhıyla, o notaların, o lem'aların kısmen izahlı ve kısmen kısa bir mealini Türkçe olarak yazmaya mecbur oldum."

"Şu notalar ve Arabî risaleler, Yeni Said'in en evvel hakikat ilminden bir derece şuhud suretinde gördüğü için, tağyir edilmeden, mealleri yazıldı. Onun için, bazı cümleler, sair Sözlerde de zikredilmekle beraber burada da zikrediliyor. Ve bir kısmı, gayet mücmel olmakla beraber, izah edilmiyor, ta letâfet-i asliyesini kaybetmesin." (Lem'alar, On Yedinci Lem'a, Mukaddime.)

Yukarıdaki ifadelerden Üstad'ın, müşahade ettiği hakikatleri önce kendine ithaf ettiği, sonra Arapça bilmeyen talebelerinin ısrarı ile onları asliyetini bozmadan Türkçe’ye tercüme edip meallerini yazdığı anlaşılıyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

huzur_nurlarda
hakıkat ılmı tabırınden ne anlamamız gerekıyor? bedıuzzaman hazretlerının kendıne mahsus ılmını mı?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (m.ali)

Marifetullaha götüren ilim demektir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Adem68474

marifet-i İlâhiyede FİKİR KALB VE RUHU İFADE etmesini izah EDERMİSİNİZ 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Marifet-i İlahiye, Allah’ı bütün esma ve sıfatlarıyla, isim ve şuunatıyla tanımak ve bilmek demektir. Ahsen-i takvimde yaratılan insan bütün esmaya mazhar olma şerefine ermekle marifet sahasında en ileri makamlara çıkmaya namzet olmuştur. Bu ise hakiki bir saadettir; dünyanın gelip geçici saadetleriyle mukayese edilmeyecek kadar yüksektir.

"Uluhiyet", Allah'ın, kâinattaki tasarruf ve hâkimiyeti ile her şeyi kendisine ibadet ve itaat ettirmesi manasına gelmektedir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...