"Tecelliyat-ı celâliye ve tezahürat-ı cemâliye ile pek çok şuunatı ve unvanları vardır." Burada celâlî tasarrufa "tecelliyat"; cemâlî tasarrufa ise "tezahürat" denilmesinin hikmeti nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte وَللهِ الْمَثَلُ الْاَعْلَى ezel ve ebed sultanının pek çok esmâ-i hüsnâsı vardır. Tecelliyat-ı celâliye ve tezahürat-ı cemâliye ile pek çok şuunatı ve unvanları vardır. Nur ve zulmet, yaz ve kış, cennet ve cehennemin vücudunu iktiza eden isim ve unvan ve şe'n ise; kanun-u tenâsül, kanun-u müsabaka, kanun-u teavün gibi pek çok umumî kanunlar misillü, kanun-u mübarezenin dahi bir derece tâmimini isterler... Kalb etrafındaki ilhâmât ve vesveselerin mübarezelerinden tut, tâ semâ âfâkında melâike ve şeytanların mübarezesine kadar o kanunun şümûlünü iktiza eder."(1)

“Tecelli ve tezahür” kelimeleri yakın manalar taşırlar ve çoğu zaman birbirinin yerine kullanılırlar. Şu var ki, tecellide cilvesini göstermek, tezahürde ise zâhir olmak, açığa vurmak manaları hâkimdir. Esma-i hüsna için, “künuz-u mahfiye” (gizli hazineler) denilmektedir. Meselâ, Rezzak ismi bir hazinedir, bütün rızıklar o hazinenin cevherleri gibidirler. Rızkın yaratılmasıyla Rezzak ismi tezahür etmiş, kendini aynalarda göstermiş olur. Allah’ın nihâyetsiz kudreti de tecelli ve tezahür etmedikçe görünmez ve bilinmez. Biz şu muhteşem âlemin son derece kolay ve muntazam idare edildiğine bakmakla Allah’ın kudretinin sonsuzluğunu anlarız.

Bir de Güneş'e verilen cazibe kuvvetine bakalım. Bu kuvvet, ilâhî kudretten bir cilvedir. Yani, Güneş de Allah’ın izniyle kuvvet sahibi olmuştur. Yıldızların direksiz durmaları kudretin bir tezahürü ise, Güneş'in cazibe sahibi olması da kudretin bir tecellisidir.

Üstad'ın “nevide celâlîdir, fertte cemâlîdir” ifadesini hatırlayalım. Bir tek çiçeğe baktığımızda nazarımıza hemen cemâl çarpar. Bütün çiçekleri birden düşündüğümüzde yahut çiçeklerle kaplı muhteşem bir dağı seyrettiğimizde, celâl manası ruhumuzda hükmeder ve kalbimiz hayretle dolar. Bu açıdan baktığımızda “Tecelliyat-ı celâliye ve tezahürat-ı cemâliye” terkiplerinde şöyle bir mana kendini gösterir:

Cenâb-ı Hak, sonsuz ve mutlak sıfatlarının, bütün yıldızları, bütün canlıları, bütün ağaçları birlikte sevk ve idare etmesindeki “celâlli tecellileriyle, cemâlini şaşaalı bir şekilde tezahür ettirmektedir.”

1) bk. Sözler, On Beşinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...