"Tefrika ile müteferrik su gibi katre katre zâyi olan hamiyet ve kuvvetinizi fikr-i milliyetle, yani İslâmiyet milliyetiyle tevhid ve mezc ederek, zerratın câzibe-i cüz'iyeleri gibi bir cazibe-i umumî-i vatanî teşkil..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hikmet denilen makine-i âlemin nizamı ve telgraf hattı gibi umum âleme uzanan ve dal budak salan kanun-u nurânî-yi İlâhiyenin müessisi olan hikmet-i İlâhiye, ufk-u ezelden kaderin parmağını kaldırmış, size emrediyor ki: Tefrika ile müteferrik su gibi katre katre zâyi olan hamiyet ve kuvvetinizi fikr-i milliyetle, yani İslâmiyet milliyetiyle tevhid ve mezc ederek, zerratın câzibe-i cüz'iyeleri gibi bir cazibe-i umumî-i vatanî teşkil ile kütle-i azîmi küre gibi tedvir ederek şems-i şevket-i İslâmiyenin cemahir-i müttefika-i İslâmiyenin mevkebinde bir kevkeb-i münevver gibi câzibesine ittibâ ile muvazene ve âheng-i umumiyeyi muhafaza ediniz."(1)

"Birlikten kuvvet doğar." hakikati, kainatın tekvini ve fıtri bir kanunudur. Kim bu kanuna uyarsa, dünya hayatında ve siyasetinde güçlü ve kuvvetli olur. Bu kanun bir ağacın dal ve budakları gibi dünyadaki her şeyi kuşatmıştır.

Tefrika, yani ayrılık ve ihtilaf ise, bir su kitlesinin etrafa saçılmış cüzi ve basit damlacıkları gibi kuvvetsiz ve zayıftır. Şayet İslam milliyetleri olan Türkler, Araplar, Kürtler, Hintliler vs. İslam milliyeti altında toplanıp dağılmış olan kuvvet ve gayretlerini toplamazlarsa, küfür milletinin karşısında aciz ve zayıf kalıp mağlup olmaya mahkum olacaklardır.

Nasıl Güneş kendi etrafındaki gezegenleri cazibesi ile bir yörünge ve ahenkte tutuyor ise, İslam milliyetleri de İslam güneşinin cazibesine girip bir ahenk ve uyum içinde dönmeleri ile büyük bir güç elde edebilirler. Dünyada adalet ve şefkat ancak bu güç ile tesis edilebilir.

İslam milliyetleri çabuk bu ırkçı ve milliyetçi söylemleri bırakıp, İslam milliyetinin şemsiyesi altına girmeleri iktiza ediyor. Yoksa "Birlikten kuvvet doğar." hakikati ve kanunu küfür ve şer eksenine hizmet eder ve İslam alemi de daima yenilmeye ve ezilmeye mahkum kalır.

Evet, Üstadın bu ifadeleri şu ayetin manalarından mülhemdir:

"Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirine düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız." (Al-i İmran, 3/103)

(1) bk. Divan-ı Harb-i Örfî, Hatime.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...