"Tek bir ilacı bulmuş, o da romanlarıymış. Kitap gibi bir hayy-ı meyyit, sinema gibi bir müteharrik emvat. Meyyit hayat veremez." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Tek bir ilâcı bulmuş, o da romanlarıymış. Kitap gibi bir hayy-ı meyyit, sinema gibi bir müteharrik emvat. Meyyit hayat veremez.

Hem tiyatro gibi tenasuhvâri, mazi denilen geniş kabrin hortlakları gibi şu üç nevi romanlarıyla hiç de utanmaz." (Sözler, Lemeat)

Batı menşeli edebi araçlarda hikmet yoktur. Hikmet hadiselere ilahi açıdan bakmak ve her şeyi ahirete göre dizayn etmektir. Sadece dünya ve maddeye odaklanmış, sadece pragmatist kaygılara hizmet eden sanatlar kısır ve noksandır. İnsanın kalp ve ruhuna değil, sadece nefis ve hevasına hizmet eder.

Batı edebiyatının ürünü olan roman Rönesans, Reform hareketleri, Aydınlanma Felsefesinin sonucunda ortaya çıkan pozitivist, materyalist, akılcı, seküler bir anlayışın egemen olduğu bir dünya görüşüne yaslanarak ortaya çıktı.

Üstad burada, adı geçen sanat türlerine cephe almamaktadır. Sadece bu tür ruhsuz eserleri yazan ve çevreye "yetimane hüzün" saçan, "tabiatperest" bir anlayışı telkin eden, insanı "gafletpîşe" uçurumlara atan, nefsi "hevesat"a teşvik eden sanatçıları sorgulamaktadır.

“Kitap gibi bir hayy-ı meyyit, sinema gibi bir müteharrik emvat.” burada şöyle bir inceliğe işaret ediliyor: inkârcı ve maddeci felsefeye göre insan yaşayan bir ölüdür. Çünkü her an yokluğa yuvarlanmayı bekleyen bir vaziyettedir. Bu bakış açısıyla roman yazanların eserleri de insana hayat veren vaziyette olamaz. Çünkü sadece geçici ve fâni hayatı tamir etmeye çalışanlar, ebedi hayata dair ihtiyaçlara ilaç olamaz.

Kur'an ve Kur'an'dan istifade eden eserler ise hayattardır ve her iki hayata da hizmet ederler. Sinema ise, ekrandaki kişiyi canlı insan olmadığı halde onu hayattaymış gibi gösteren veya ölmüş yok olmuş insanlara geçici bir hayat veren yani hatırlatan bir levha gibidir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Kendindeki mihengi ona ayar edemez. Edebiyatta vardır üç meydan-ı cevelan; onlar içinde gezer, haricine çıkamaz." cümleleriyle beraber, "üç meydan-ı cevelanı" açıklar mısınız?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...