"Tenkidât-ı ukalâ mahkemesinden tarih celp namesiyle celp olunsam, yine bu hakikatleri, tevessü ve inbisat ile çatlayan bazı yerlerini yamalamakla beraber, taze olarak orada da göstereceğim." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Şayet müstakbel tarafından üç yüz sene sonraki tenkidât-ı ukalâ mahkemesinden tarih celp namesiyle celp olunsam, yine bu hakikatleri, tevessü ve inbisat ile çatlayan bazı yerlerini yamalamakla beraber, taze olarak orada da göstereceğim."(1)

Üstad Hazretleri; "Benim makalelerimde kaleme aldığım, İslam’a ve imana dair hakikatler, evrensel ve bütün zamanlarda geçerli olan hakikatlerdir. Faraza beni üç yüz yıl sonrasına davet etseler, o zamanın âkil insanlarına aynı hakikatleri, o zamanın ruhuna ve beyan tarzlarına göre yine aynı mana ile ifade ederim." diyor. Yani iç hükmündeki hakikatler, asırlara ve zamanlara ve mekanlara veya insanların tabakalarına göre değişmez. Değişen şey, sadece kabuk hükmündeki tarz-ı ifade ve beyandır.

Yani ruh yine Asr-ı saadet ruhu olur; ama biraz üslup ve belagat (retorik) o zamanın modasına ve gereğine uygun bir şekilde tadil edilir. Malum yüz yıl önceki üslup ve ifade tarzı ile yüz yıl sonraki aynı değildir.

(1) bk. Sünuhat, Mukaddime.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...