"Üslubun esasları üçtür." Risale-i Nurlar hangi kısma giriyor, izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Zira üslûbun esasları üçtür:

"Birincisi: Üslûb-u mücerrettir. Seyyid Şerif'in ve Nasıruddîn-i Tûsî'nin sade olan ma'raz-ı kelâmları gibi."

"İkincisi: Üslûb-u müzeyyendir. Abdülkahir'in Delâilü'l-İ'câz ve Esrarü'l-Belâga'sındaki müşa'şa ve parlak kelâmı gibi."

"Üçüncüsü: Üslûb-u âlîdir. Sekkâkî ve Zemahşerî ve İbn-i Sina'nın bazı muhteşem kelâmları gibi. Veyahut şu kitabın mealindeki Arabiyyü'l-ibare, lâsiyyema Makale-i Sâlisedeki müşevveş, fakat muhkem parçaları gibi. Zira mevzuun ulviyeti, şu kitabı üslûb-u âlîye ifrağ etmiştir. Yoksa benim san'atımın tesiri cüz'îdir."

"Elhasıl: Eğer ilâhiyat ve usul bahis ve tasvirinde isen, şiddet ve kuvvet ve heybeti tazammun eden üslûb-u âlîden ayrılmamak gerektir."

"Eğer hitabiyat ve iknaiyatta isen, ziynet ve parlaklık ve tergib ve terhibi tazammun eden üslûb-u müzeyyeni, elinden gelirse elden bırakma. Fakat gösteriş ve tasannu ve avam perestane nümayiş etmemek gerektir."

"Eğer muamelât ve muhaverat ve âlet olan ilimlerde isen, vefa ve ihtisar ve selâmet ve selâset ve tabiîliği tekeffül eden ve sadeliğiyle cemal-i zatiyeyi gösteren üslûb-u mücerrede iktisar et." (Muhakemat, İkinci Makale (Unsur-u Belâgat), On İkinci Mesele.)

Muhakemat, Sünuhat, Münazarat, Hutbe-i Şamiye gibi eski eserler, Mesnevi-i Nuriye'nin bütün parçaları, 10. Söz, 11. Söz, 16. Söz, 20. Söz, 29. Söz, 30. Söz gibi son dönem risaleler üslûb-u âlî sınıfından oluyor. Çünkü konu içinde Üstad'ımız bu hususu şu şekilde belirtiyor:

Veyahut şu kitabın mealindeki Arabiyyü'l-ibare, lâsiyyema Makale-i Sâlisedeki müşevveş, fakat muhkem parçaları gibi. Zira mevzuun ulviyeti, şu kitabı üslûb-u âlîye ifrağ etmiştir. Yoksa benim san'atımın tesiri cüz'îdir.”

Risale-i Nur ilahiyat ve usul üzerine gittiği için, sınıf olarak üslûb-u âlîden olmak gerekiyor. Çünkü Üstad'ımız “Eğer ilâhiyat ve usul bahis ve tasvirinde isen, şiddet ve kuvvet ve heybeti tazammun eden üslûb-u âlîden ayrılmamak gerektir.” demektedir.

Risale-i Nur'un bir yönü de ikna ve hitab olduğu için, üslûb-u müzeyyen kısmına girmektedir. Mesela Küçük Sözler, Mektubat'ın çoğu bölümleri ve Lahikalar gibi çalışmalar bu kısma girebilir.

Üslub-u Mücerret alanına giren Risaleler de elbette mevcutttur. Allah'ın özellikle şuunatından bahseden bütün kısımlar, 28. Söz cennet bahsi, 9. Söz'ün insan ruhunun namaza ve ibadete olan ihtiyacının analiz edildiği bahis, 20. Mektub'un Birinci Makamı gibi mücerret konulardan bahseden eserler bu guruba dahil edilebilir.

Özetle Risale-i Nur'u tam bir sınıfa yerleştirmek mümkün görülmüyor, her üç sınıfı cem etmiş gibi duruyor.

İlgili ders videosu için tıklayınız:

- Prof. Dr. Şadi Eren, Muhakemat Dersleri (36. Bölüm).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 2.352
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

karolin

"Eğer muamelât ve muhaverat ve âlet olan ilimlerde isen, vefa ve ihtisar ve selâmet ve selâset ve tabiîliği tekeffül eden ve sadeliğiyle cemâl-i zâtiyeyi gösteren üslûb-u mücerrede iktisar et."

Burada vefa hangi anlamda kullanılıyor?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Vefa karşı tarafı düşünmek onun seviyesini öncellemek anlamına geliyor. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...