Üstad bizlerin manevi hastalıklarını "bâtıni ve ruhi ve kalbî" olarak ayırmış, izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hazret-i Eyyub Aleyhisselâmın zahirî yara hastalıklarının mukabili, bizim bâtıni ve ruhi ve kalbî hastalıklarımız vardır. İç dışa, dış içe bir çevrilsek, Hazret-i Eyyub’dan daha ziyade yaralı ve hastalıklı görüneceğiz." (Lem'alar, İkinci Lem'a, Birinci Nükte)

Burada batınî denilen hastalıklar, daha çok görünmeyen, hissedilmesi ve fark edilmesi zor olan risalelerde de geçtiği gibi Hafi ve Ahfa denilen hissiyat ve latifelerin derin yara alması anlamında kabul edilebilir. Ayrıca bütün ruhi ve kalbi hastalıklara da batınî hatalıklar denilebilir.

Kalbî hastalıklar ise, iman, marifet ve sevgi ile korkunun yanlış kullanılması ile ortaya çıkan arızalardır.

Ruhi (ruhsal) hastalıklar ise, insan ruhunun şubeleri olan vicdan, hissiyat ve latifelerin sıkıntıları anlamındadır.

Evet, kalbinde Allah ve ahiret sevgisi değil de dünya ve dünyanın geçici nimetlerinin sevgisi varsa, bu kalbin bir hastalığı oluyor.

Mesela, kalbinde mal biriktirme sevdası olan bir zengin helal haram demeden kazanıyor ve malının zekât ve sadakasını vermiyor ise, bu adamın kalbi manen kanser yani hasta demektir.

Mesela, kalbi sadece Allah’ı sevmesi ve ona perestiş etmesi gerekirken, bir kadına aşık ise bu kalp manen verem demektir, tedavi edilmesi gerekiyor.

Yine makam ve iktidarda kalma hırsı yüzüne insanlara zulmeden bir idarecinin kalbi ve ruhu ağır derecede hasta ve felçli demektir, örnekleri çoğaltabiliriz.

Kalbî ve ruhi hastalıkları şu şekilde sıralayabiliriz:

Küfür, şirk, bidat, fısk, gaflet, masiva sevgisi, makam hırsı, mal biriktirme adına harama dikkat etmeme, yalan, iftira, cimrilik, haset, mümin kardeşine kin beslemek vesaire gibi menfi hallerin hepsi kalbî ve ruhi birer hastalıktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...