Üstad hayat mertebelerinde; Hz. İdris ile Hz. İsa'yı beraber zikrediyor. Hz. Hızır ile de Hz. İlyas'ı beraber zikrediyor. Hz. Hızır yaşıyor, peki Hz. İlyas da mı yaşıyor?
Cevap
Değerli Kardeşimiz;
Ayetlerden öğrendiğimiz şu ki, hem Hz. İsa (a.s.) ve hem de Hz. İdris (.a.s) semaya çekilmişlerdir.
Hz. İlyas (a.s.) ise, aynen Hz. Hızır (a.s.) gibi bir hayata mazhar kılınmıştır. Hz. İlyas (a.s.) vefat etmemiştir. Ancak kıyametten önce onlar da vefat edeceklerdir.
İlkbahar mevsimine tekabül eden 5 ve 6 Mayıs tarihlerinde kutlanan "Hıdırellez Bayramı" da bu mananın bir uzantısı olarak kabul edilebilir. Bu bayramda, Hz. Hızır (a.s.) ve Hz. İlyas (a.s.)'ın buluştukları kanaati yaygındır...
İlave bilgi için tıklayınız:
- Hz. İlyas'ın hayatı hakkında bilgi verir misiniz?
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yazar:
Kategorileri:
Okunma sayısı : 12.298
Yorumlar
Hazreti Hızır Aleyhisselam ve Hazreti İlyas Aleyhisselam hayatta olmadıklarına inanmak Ehl i sünnet inancından çıkarır mı? Tehlikeleri var mıdır?
İslâm âlimlerinin büyüklerinden Muhammed Ma’sûm Fârûkî hazretleri de Mektûbât-ı Masumiyye adlı kıymetli eserinin birinci cildi 182. mektubunda, bir zâtın suâline cevap olarak şöyle buyurdu: “Hızır aleyhisselâmın, hayatta olduğuna inanmak lâzım olup olmadığını soruyorsunuz? Âlimlerimiz bunu sözbirliği ile bildirmedi. Evliyâdan bâzıları (rahmetullahi aleyhim ecmaîn), Hızır aleyhisselâmı gördüklerini, konuştuklarını bildirmişler ise de, böyle haberler onun hayatta olduğunu göstermez. Rûhu insan şeklinde görülmüş, insanın yapacağı şeyleri rûhu ile yapmış olabilir. O zaman hayatta olmuş ise, şimdi de hayatta olması lâzım gelmez. “El-Îsâbe-fi-marifet-is-sahâbe” kitabında Hızır aleyhisselâmın yaptığı çok şeyler yazılıdır. Âlimlerin çoğu, Hızır aleyhisselâmın öldüğünü bildirdi. Eğer hayatta olsaydı. Peygamber efendimize gelir, birlikte Cumâ namazı kılar, sohbetinde ve cihâdlarında bulunurdu.
Vefât etmiş velîlerin rûhları, bâzan âlem-i misâldeki sûretleri ile (insan şeklinde) görülür. Çünkü, dünyâda olan her şeyin âlem-i misâlde bir sûreti vardır. Hattâ maddî olmayan mânevî şeylerin de orada sûretleri vardır. Âlem-i misâl, hayâlî şeyler değildir. Bu gördüğümüz madde âlemi gibi var olan bir âlemdir. Evliyânın rûhları, bâzan kendi bedenleri şeklinde görünür. Bazen da bedensiz, şekilsiz olarak rûhları insanın rûhu ile buluşur, görüşür.”
Büyük İslâm âlimi İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i elf-i sânî hazretleri bir mektubunda Hızır aleyhisselâmdan şöyle bahsetmiştir.
“Allahü teâlâya hamd olsun! O'nun seçtiği kullarına selâm olsun! Çok zamandan beri, sevdiklerimiz, Hızır (alâ nebiyyinâ ve aleyhissalâtü vesselâm) için soruyorlar. Onun için bu fakire lâzım olan bilgi verilmediğinden, cevap yazmıyordum. Bu gün, sabah vakti toplanmıştık. İlyâs (aleyhisselâm) ile Hızır ala nebiyyina ve aleyhimüssalevatü vetteslimat) rûhanî şekillerde geldiler. Hızır (aleyhisselâm) rûhanî olarak dedi ki: “Biz rûhlar âlemindeniz. Allahü teâlâ, bizim rûhlarımıza öyle kuvvet vermiştir ki, insan şeklini alırız. İnsanların yaptığı işleri, bizim rûhlarımız da yapar. İnsanların yaptığı gibi yürürüz, dururuz, ibâdet ederiz...” Bu iki büyükten yardım ve duâ istemeyi düşündüm. “Allahü teâlânın lütfuna, ihsânına, nîmetlerine kavuşan bir kimseye biz ne yapabiliriz?” dedi. Sanki kendilerini aradan çektiler. İlyâs (alâ nebiyyina ve aleyhissalâtü vesselâm) bu konuşmaya hiç katılmadı. Bir şey söylemedi. Vesselâm.”
Kaynak: Peygamberler Tarihi Ansiklopedisi Hızır Aleyhisselam