Üstad Hazretlerinin On Sekizinci Söz'ün başında nazara verdiği âyet-i kerîmenin mânasını kısaca açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Söz konusu âyet-i kerîmenin meali şöyledir:

“Yaptıklarıyla (kötülükleriyle) sevinen ve yapmadıkları hayırla övülmekten hoşlanan kimseleri, sakın azaptan kurtulurlar zannetme. Onlar için elem verici bir azap vardır.” (Âl-i İmrân Suresi, 3/188)

Âyetin nüzul sebebi hakkında şu bilgi verilmektedir: Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) Yahudilerden Tevrat’ta bulunan bir mesele sormuş, onlar ise bilerek, kasten yanlış bilgi vermişlerdir.

Âyetin münafıklar hakkında nazil olduğu da söylenmektedir. Bilindiği gibi, âyetlerin nüzul sebepleri ne olursa olsun hükümleri umumîdir. Nitekim “Sebeb-i nüzulün hususiyeti hükmün umumiyetine mani değildir.” buyrulmuştur.

Bu âyetten her Müslüman’ın alması gereken çok ehemmiyetli bir ders vardır: Bilmeyerek yahut nefsine aldanarak yanlış bir iş görmekle, bu yanlışı bilerek yapmak, insanlara bilerek zarar vermek ve bununla da kalmayıp yaptığıyla övünmek arasında büyük fark vardır. Bu ikincisi, neticesi elem verici bir azap olan çok çirkin bir davranıştır.

Öte yandan, yapmadığı bir hayırla övünmenin de akibeti acıklı bir azaptır.

Risale-i Nur, Kur’ân'ın manevî bir tefsiri olduğundan, bu On Sekizinci Söz’de de bu derse konu olan âyet-i kerîmenin verdiği hakikat dersi, çok farklı bir üslupla ve harika bir şekilde akıl, kalb ve vicdanların nazarına sunulmuştur.

Kader bahsinde de işlendiği gibi, insanın yaptığı herhangi bir hayırdaki hissesi çok azdır. O hayrın bütün haricî şartlarını yaratan Allah olduğu gibi, insanın o hayrı işlemekte kullandığı bütün organları, duyguları, aklı, hafızayı, hayali yaratan da O’dur.

İnsanın elinde olan, sadece zayıf bir kesb, yani o hayırlı işe yönelmesi, iradesini o istikamette kullanmayı dilemesidir. Bunun ötesinde her şeyi Allah yaratmaktadır.

Hakikat bu iken, insanın bütün bu İlâhî ihsan ve ikramları hiç düşünmeyerek, işlediği bir hayrı bütünüyle sahiplenmeye kalkması, âyetin haber verdiği gibi “yapmadığı hayırla övünmekten hoşlanma” demektir. Bu ise bir “gasptır”, “insanların minnettarlıklarını kendi nefsine çekmeye çalışmadır.” Bunun sonucu ise acıklı bir azaptır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...