Üstadımızın, namazın beş vakit olmasının hikmetleri hakkındaki beyanlarını, kaynak yönünden açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’ân âyetlerinin sarahat mânası olduğu gibi, işarî mânaları da vardır. Onun sarahati, bir mânaya açıkça delâlet etmesidir. İşaretinin de remz, ima, telvih, telmîh gibi dereceleri vardır. Mesela; İhlâs Sûresi’nde “O doğurmadı ve doğurulmadı.” buyrulur.

Bediüzzaman Hazretleri Lemaat adlı eserinde; “tagayyür, tenasül, tecezzi edenlerin yani, Hz. İsa (as.) ve Hz. Üzeyr’in (as.) ilah olamayacaklarının, keza melaikelerin, sebeplerin, tabiatın ve ukul-u aşere safsatasında dile getirilen on aklın” da ilah olamayacaklarının bu âyetin işarî ve remzî mânalarıyla reddedildiğini ifade eder.

Demek ki, “Doğuranlar ve doğanlar ilah olamazlar” âyetin işarî mânasıdır. Hazret-i İsa ve Hz. Üzeyir’in (as.) ilah olamayacağı işarî, meleklerin Allah’ın kızları oldukları vehmini reddetmek remiz, hiçbir sebebin tesirinin olmadığı da ima veya telvih olarak düşünülebilir.

Risale-i Nur bir tefsirdir, Üstad Hazretleri de bir müfessirdir. Risale-i Nur'da izah edilen hususların büyük bir kısmı âyet ve hadislerden çıkarılmış tefsir, tâbir ve te’vilerdir.

Evet, bilmek başkadır, tanımak daha başka. Biz, arıyı bal yapan bir böcek olarak biliriz ama onun üzerinde ihtisas yapanlar onu derinlemesine tanırlar. Biz, “gözü” görme organı olarak biliriz, ama bir göz doktoru onu tanımak için altı yıl tıp eğitimi alır, sonra da o sahada ihtisas yapar.

Özetle, Üstad Hazretlerin, namazın beş vakte tahsisinin hikmetlerini ilgili âyetlerin derin manalarından çıkarmış olması pekâlâ mümkündür.

Kaldı ki, Üstat hazretleri risalelerin “ekseriyet itibariyle” sünuhat olduğunu beyan ediyor. Namazla ilgili âyetleri kelime kelime tefsir etmek başkadır, bu âyetler üzerinde düşünürken kalbe ilham olarak doğan yüksek ve derin manaları kaleme almak daha başkadır. Biz bu gibi sünuhatları âyetlerin zahirî manalarında ararsak bulamayız. Mesela, Altıncı Söz’de “Cenab-ı Hakk’ın müminlerden nefislerini ve mallarını cennet mukabili satın aldığını” haber veren âyet-i kerîme hakkında yazılan o mükemmel izahlar, âyetin kelimelerinden tek tek tahlil edilerek çıkarılmış değildir. Ancak bu âyet-i kerîmenin engin manaları üzerinde akıl ve kalbin birlikte yaptıkları tefekkür ve tefeyyüzlerinden o ulvî hakikatler hasıl olmuş ve kaleme alınmıştır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yükleniyor...