Block title
Block content

Üstad'ın felsefe hakkındaki birkaç düşüncesini benimle paylaşır mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad, felsefiyi müspet ve menfi olmak üzere iki kısma ayırmıştır. Menfi kısmını şiddetli bir şekilde tenkit ederken, müspet kısmına da sıcak bakmıştır. Üstad, Risale-i Nur'un çok yerlerinde menfi felsefenin bozuk ve esassız temellerini kati deliller ile çürütmüştür.

Menfi felsefe, aklı esas alıp, vahye meydan okuyan, dine muarız bir yoldur. Müspet felsefe ise; vahye tabi, onun terbiye ve rehberliği ile hareket eden, din ile barışık bir yoldur. Risale-i Nurlarda muzır ve dalalet olarak gösterilen menfi felsefedir.

*Felsefe, kainata ve mevcudata manay-ı ismi ile bakar. Yani felsefeye göre kainat, Allah’ın isim ve sıfatlarının talim edildiği bir mektep değil, kendi hesabına manasız ve sanatkarsız bir tesadüf yumağıdır.

*Felsefe insana kendine itimadı ve benlik duygusuna kuvvet vermesini telkin eder. Kur'an ise; insana, Allah’a itimat ve tevekkülü ve benlik davasından vazgeçmesini ders verir. Bunların muvazene ve mukayesesi Risale-i Nur'un çok yerlerinde geçiyor.

*Felsefe; insanı dünyanın adi ve süfli aruzlarına teşvik ederken, Kur'an insanı müteal yani; aşkın alemlere teşvik eder.

*Felsefe; insanın nefis ve hevasını serbest bırakırken, yani bunları tatmin için çabalarken, insandaki kalp, ruh, vicdan gibi ulvi hissiyatları mahkum ve mahpus ediyor. Kur'an ise; tam tersi nefis ve hevaya gem vurup, ulvi olan kalp, ruh ve vicdan gibi hissiyatları tatmin eder.

*Felsefe; kainattaki bütün olayları manasız ve tesadüfi olarak değerlendirirken, Kur'an her şeyin dizgin ve terbiyesinin, Allah’ın kudret elinde olduğunu ve hikmet ile hareket ettiğini gösterir.

*Felsefe; eşyanın dış yüzündeki sönük nakışlarını nazara verirken, Kur'an; her şeyin iç yüzünü ve Allah’ın isim ve sıfatlarına bakan noktasını nazara veriyor.

*Felsefe; kafa feneri hükmünde olan akla dayandığı için temeli güdüktür, eşyanın hakikatine nüfuz edemiyor. Kur'an ise; Allah’ın sonsuz ilminden süzülüp geldiği için, her şeyin özünü ve hakikatini kuşatmıştır ve muğlak bir nokta bırakmamıştır.

Risale-i Nur'da daha buna benzer yüzlerce tespitler vardır, hepsini buraya almak mümkün olmadığı için, biz numune nevinden birkaçını buraya aldık.

Konuyla ilgili risale için tıklayınız:

Sözler, On İkinci Söz

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...