Block title
Block content

Üstad'ın mezarı belli olsaydı ve insanların diğer İslam büyüklerinin mezarlarını ziyaret ettiği gibi onun mezarını da ziyaret etseydi, ne gibi bir sakınca olabilirdi ki? Bediüzzaman'ın mezarının bilinmemesinin hikmeti ne olabilir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstadımız, hayatta iken de diğer büyük zatlardan farklı olarak bir tarz ortaya koymuştur. Bunun nedeni ise çağın gereği ve ihtiyacından kaynaklanmıştır. Eskide şahıs zamanı idi, ama içinde bulunduğumuz asır ise şahıs zamanı değil, şahsı manevi zamanıdır.

Mesela komünizim, sosyalizim, sekülerizim, liberalizm gibi manevi şahıslar ortaya çıkmış ve dine hücum etmişlerdir. Bunlara karşı verilecek cevabın da aynı sistemle olması lazımdır.

Diğer taraftan,  eskiden devletler bir şahısla -kral, imparator, padişahl- idare edilirdi. Yani şahıs ön plandaydı. Ama asrımızda artık bu sistemler de değişti. Şahıs yerine şahsı manevi olan meclisler, parlementolar kuruldu. Dolayısı ile Üstadımız da zamanın gereği olarak, dikkatleri kendine değil, şahsı meneviye çekmeye çalışmıştır. Bunu yaşarken yaptığı gibi, ölümünden sonra da yapmış oluyor.

Üstad Hazretlerinin kendisi de mezarının bilinmemesi gerektiğini söylemiş ve hatta haber vermiştir. Dediği gibi de olmuştur. Hayatta iken teveccühten rahatsız oluyordu; vefatından sonra da bu rahatsızığı yaşamak istemediğini ifade etmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)

Bediüzzaman, arkasında bir halife değil, Risale-i Nur Külliyatı gibi bir hazineyi bırakarak Hakk'ın rahmetine kavuştu. Hayatta iken, arzu etmediği bir hususun vefatından sonra gerçekleşmesini asla istemedi. Önce, gereksiz kabir ziyaretinin yapılmaması ikazında bulundu. "Dostlar uzaktan ruhuma fatiha okusunlar, manevi dua ve ziyaret etsinler. Kabrimin yanına gelmesinler. Fatiha uzaktan da olsa ruhuma gelir. Risale-i Nur'daki azami ihlas ile bütün bütün terk-i enaniyet için buna bir manevi sebep hissediyorum" dedikten sonra, kendisini Nurlara vakfetmiş birinin kabri başında nöbet tutarak, lüzumsuz ziyaret edenlere bu hususu bildirmesini ister. Emirdağ Lahikası'nda yer alan, talebelerine yaptığı son dersinde ise, daha dikkat çekici ifadelere yer verir. "Benim kabrim gayet gizli bir yerde... bir iki talebemden başka hiç kimse bilmemek lazım geliyor. Bunu vasiyet ediyorum. Çünkü, dünyada sohbetten beni men eden bir hakikat, elbette vefatımdan sonra da o hakikat bu surette beni mecbur ediyor." Evet, Bediüzzaman'ı arayan Risale-i Nur sayfalarında bulabilir ve sohbet edebilir. Ruhuna fatiha göndermek isteyen herkes, bulunduğu yerde okumak suretiyle (mezarına uğramasına gerek kalmadan) gönderebilir ve göndermelidir. alıntı

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...