"Ve o Sâni-i Hakîm ve o Âdil-i Rahîm, elbette cismanî âletlerin vezâifine ücret olarak ve hidemâtına mükâfat olarak ve ibâdât-ı mahsusalarına sevap olarak,.." Üç hizmet ve vazifelere misal vererek, cismaniyetin ücret ve lezzetlerini açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mesela; dünya hayatında gözümüzü haramdan korur, Allah’ın bedi’, garip ve mükemmel sanat eserlerini seyrederek, onu tefekküre vesile edersek, Allah ahirette göze hususi ve sonsuz ziyafetler ihsan edecektir.

Yine kulağımızı haram seslerden muhafaza eder, ulvi ve ibretli şeyleri dinlersek Allah cennette ona ulvi sesler dinlettirecek, manevî ziyafetlerle mükâfatlandıracak...

Kısacası, her bir âzamızı yaratılış gayesine uygun olarak kullanırsak cennete layık bir kıymet aldırırsak, her birinin mükâfatı ayrı ayrı olacaktır.

"Beşinci kâr: Bütün o âzâ ve aletlerin ibâdeti ve tesbihâtı ve o yüksek ücretleri, en muhtaç olduğun bir zamanda Cennet yemişleri suretinde sana verileceğine, ehl-i zevk ve keşif ve ehl-i ihtisas ve müşahede ittifak etmişler."(1)

Burada, insanın duygu ve azaları nazara veriliyor. İnsanın gözü, kulağı, aklı, kalbi ve ruhu öyle kıymetli ve keyfiyetlidir ki, her birisi ayrı bir âlemin anahtarıdır ve insan bunları yerinde kullanmala hem kulluk görevini yerine getirmekle manen terakki eder, hem de bu aza ve duyguların hususi ibâdetlerinden hisse alır.

“Bütün cihazat-ı insaniyyenin ve kalb ve akıl ve ruh gibi büyük ve mühim letâifin böyle ayrı ayrı vazifeleri, lezzetleri ve elemleri vardır.” (2)

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Altıncı Söz

(2) Sözler, 32. Söz, 3. Mevkıf

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...