"Yalnız Yirminci Söz'ün Birinci Makamı'nda üç-dört ayette şüpheleri söylenmiş." Burada bahsedilen ayetler hangileridir?
Değerli Kardeşimiz;
Alakalı bahiste, konunun başında üç ayet yer alır:
Birinci Ayet:
“Hani meleklere: 'Âdem için secdeye varın!' demiştik.” (Bakara, 2/34)
İkinci Ayet:
(Musa kavmine demişti:) “Şüphesiz Allah, size bir sığır boğazlamanızı emrediyor.” (Bakara, 2/67)
Üçüncü Ayet:
“Sonra bunun ardından kalpleriniz katılaştı, o kalpler taş gibi, hatta taştan daha katıdır.” (Bakara, 2/74)
İlgili kısımda bu ayetlerle alakalı şu şüphelere yer verilir:
1. “Şöyle bazı cüz’î hadiseleri tarihvari bir surette musırrane tekrar etmekte ne mana var?”
2. “Bir ineği kesmek gibi bir cüz’î hâdiseyi, o kadar mühim tavsifler ile böyle zikretmek, hatta o büyük sureye ‘el- Bakara’ adını vermekte ne münasebet var?”
3. “Âdem’e secde olan hadise, tamamen gaybî bir durumdur. Akıl ona yol bulamaz, kuvvetli bir imandan sonra böyle olduğu kabul edilebilir, anlaşılabilir. Hâlbuki Kur’ân bütün akıl sahiplerine ders veriyor. Çok yerlerde ‘Akıllarını kullanmıyorlar mı?’ der, akla havale eder.”
(Mesela, Yasin, 36/68; Bakara, 2/44-76; En’am, 6/32; Â'raf, 7/169; Yunus, 10/16; Hûd, 11/51; Yusuf, 12/109…)
4. “Taşların tesadüfî olan bazı tabiî hallerini ehemmiyetle beyan etmekte ne hidâyet var?”
Öyle görülüyor ki, bir ve ikinci sualler birinci ayete, üçüncü ve dördüncü sualler de ikinci ve üçüncü ayete yönelik suallerdir. Bediüzzaman Hazretleri burada onların sual ve şüphelerine yer vermiş, devamında ise hiçbir şüphe ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde gerekli açıklamayı yapmıştır.
Demek ki bu gibi yerlerde sual ve şüphelere yer vermemek “umumî bir kaide” olsa bile, “Her küllî kaidenin istisnaları da olur.” kaidesince, soru ve şüphelere yer verilen bölümler de bulunmaktadır. Kur’ân’da “Çürümüş kemikleri kim diriltecek?” şeklinde, münkirlerin bazı istifham ve şüphelerine yer verildiği unutulmamalıdır. (bk. Yasin, 36/78)Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü