"Yani, o nizamdaki mâneviyat ve nükteler, ancak âlem-i âhirette sümbüllenecektir." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Öyleyse, o nizamın nizam olması, ancak ve ancak saadet-i ebediyeyi intaç etmekle olur. Yani, o nizamdaki mâneviyat ve nükteler, ancak âlem-i âhirette sümbüllenecektir. Yoksa, bütün mâneviyat söner, rabıtalar kesilir, nispetler darma dağınık olur, nizam da berhava olur. Halbuki o nizamda bulunan kuvvet, bütün kuvvetiyle o nizamın berhava edilmeyeceğini ilân ediyor."(1)

Bu paragrafta kâinattaki düzenin ve intizamın sonsuz mutluluğa, yani ahiret alemine şahitliği ve işareti izah ediliyor.

Evet, sağlam bir düzen ve intizam ancak ceza ve mükafat temelinde durur. Bir düzenin ceza ve mükafat olgusu yok ise o düzen önemsiz ve vahi (manasız) bir seviyede kalır. Yani neticesi ve sonucu olmayan kısır bir döngü şekline çevrilir.

Güneşin bir intizam içinde dönmesinde ahiret aleminin büyük bir katkısı var. Zira bu kainat ahiret aleminin bir vitrini gibidir, vitrindeki nizam ve intizam da arkasındaki asıl maksada işaret ve hizmet eder. Yani mağazadaki vitrinin güzel ve ahenkli olması, arkasındaki asıl malları pazarlamak içindir, yoksa sırf müşteriye bir hava olsun diye vitrine bir nizam ve ahenk verilmez.

Allah bu dünyayı tanzim ederken ahretin gerekliliğine ve ona işaret olacak bir şekilde tanzim etmiştir. Dünya ahirete bir vitrin ve numune olmasından, Allah’ın isim ve sıfatlarına işaret ediyor, ama tam mazhar olamıyor. Dünyada tecelli eden isim ve sıfatlar kurgu ve vazife olarak kemaldedir, ama bütünü ile tecelli etme noktasında kemalde değildir. Zira isim ve sıfatlar tecelli ederken kendi sonsuz mana ve kemalini gösterme meylinde iken, başka bir isim onu mizana çeker genel maksadı ve gayeyi bozdurmaz, onu sınırlandırır. Bu da o isimlerin kemali ile tecelli edeceği bir saha ister ki bu saha ancak ahiret hayatıdır.

Şayet ahiret hayatı olmaz ise, o zaman kainattaki bu sağlam düzenin hiçbir ciddiyeti ve faydası kalmaz. Bir yatırımcı bütün sermaye ve birikimini vitrin ve numuneye yatırmaz, asıl işi için harcar, ama asıl işini iyi tanıtacak ve reklamını tam yapacak bir vitrini de mükemmel olarak tanzim eder.

Tabiri caiz ise Allah dünyayı ahretin bir vitrini şeklinde tanzim ettiği için, dünyadaki bütün sistem ve işler ahretin tanıtımı ve reklamı için düzenlenmiştir. Öyle ise isim ve sıfatlar bu dünya vitrininde kafi derecede tecelli ederken asıl yerde yani ahirette de tam tecelli edecektir. Yani kainattaki muazzam sistem mana ve neticesini ahiret ile tamamlayacak bir şekilde tasarlanmıştır.

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi 4. Ayet Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...