Yıldızların özellik ve faaliyetlerinin Sâni-i Zülcelâlin, "vahdetini, ehadiyetini, samediyetini ve evsaf-ı cemal ve celal ve kemalini" ilan etmelerini izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Vahdet, birlik demektir ve biri gösterir. Cenab-ı Hak, bitkileri, hayvanları ve insanları yeryüzüne serptiği, yaydığı, yerleştirdiği gibi, yıldızları da gökyüzüne serpmiştir. Canlılardan her bir nevin kesretli fertleri olmakla birlikte, hepsi o neve mensup olmakla vahdete ererler ve onlardan birine sahip olmak için tümüne de sahip olmak gerekir. Aynı mana yıldızlar âlemi için de geçerlidir. Sonsuz denecek kadar çok yıldızdan her biri, aynı türün fertleri gibidirler. Bir yıldıza sahip olan ancak bütün semanın ve yıldızlar âleminin halıkı ve mâliki olabilir.
Her bir yıldız ehadiyet cihetiyle de aynı dersi ders verir. Besmelenin ikinci sırrındaki misali hatırlayalım: Güneş'in birliğini bütün yeryüzünü aydınlatması açıkça gösterdiği gibi, her cam parçası da Güneşi göstermesi ve sıfatlarını bildirmesi cihetiyle onun birliğine şehadet eder. Bu misali bütün yıldızların yaratılması, ışıklandırılması cihetiyle düşündüğümüzde Allah’ın birliği açıkça görüldüğü gibi, bir tek yıldızın da aynı tecellilere mazhar olması ehadiyet cihetiyle Allah’ın birliğini gösterir.
Her yıldız samediyete de ayinedir. Var olmak için Allah’ın rahmetine muhtaç olduğu gibi, ışık saçması, soğuması, katılaşması ve varlığının devamı için de onun rahmetine muhtaçtır. Allah ise samediyeti cihetiyle yıldızların parlamalarına da devamlarına da muhtaç değildir.
Bütün yıldızlar Cenab-ı Hakk’ın “evsâf-ı cemal ve celal ve kemalini" ilan ederler. Hepsi güzeldir, hepsi azim bir kudretin eseridir ve yine hepsi en mükemmel şekilde yaratılmıştır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü