"Bizim yüzümüzdeki sikke-i vahdeti ve turra-i ehadiyeti görmüyorsun, anlamıyorsun. Ve bizim nizamat-ı âliyemizi ve kavânin-i ubûdiyetimizi bilmiyorsun." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Vahdet birlik demektir. Yıldızlar ne kadar çok olursa olsunlar yıldız olmakta birleşir, vahdete ererler. Tümüne sahip olamayan birine sahip ve mâlik olamaz. Tıpkı yeryüzündeki nevilerin fertleri gibi onlarda da şirkin yeri yoktur. Yani, insan nevinden bir ferdi yapan kim ise bütün insanların Halıkı da odur. Aynı şey bütün yıldızlar için de geçerlidir. Tümünde bir sikke-i vahdet bulunduğu gibi, her bir ferdinde de yine bir turra-i ehadiyet vardır. Yani Allah’ın birliğinin mührü yıldızların tamamında da vardır, her bir yıldızda da…

Yıldızlar arasındaki mükemmel nizam gösteriyor ki, onları tanzim eden, belli yörüngelerde döndüren yahut belli mekânlarda durduran bir mâlikleri vardır. Onlar bu nizamı kendileri yapmış ve kurmuş değillerdir. Bu nizamı tesis eden Allah, onları kendilerine münasip işlerde çalıştırmaktadır; bu ise onların ibadetidir. Üstadımız bu hakikati “'Vezaif-i eşya' tabir edilen hidemat-ı meşhude, onların ubudiyetlerinin unvanlarıdır...”(1) cümlesiyle ders vermektedir.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Birinci Kısım.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...