Block title
Block content

Yirmi Sekizinci Lem'a'nın, Yirmi İkinci Nüktesinin, Birinci Nüktesini Açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"BİRİNCİ NÜKTE"

"Cenâb-ı Hak kemâl-i kereminden ve merhametinden ve adâletinden, iyilik içinde muaccel bir mükâfat ve fenalıklar içinde muaccel bir mücâzat derc etmiştir. Hasenâtın içinde, âhiretin sevâbını andıracak mânevî lezzetler, seyyiâtın içinde, âhiretin azâbını ihsâs edecek mânevî cezâlar derc etmiştir."

"Meselâ, mü'minler mâbeyninde muhabbet, ehl-i îmân için güzel bir hasenedir. O hasene içinde, âhiretin maddî sevâbını andıracak mânevî bir lezzet, bir zevk, bir inşirâh-ı kalb derc edilmiştir. Herkes kalbine müracaat etse bu zevki hisseder."

"Meselâ, mü'minler mâbeyninde husûmet ve adâvet bir seyyiedir. O seyyie içinde, kalb ve rûhu sıkıntılarla boğacak bir azâb-ı vicdânîyi, âlicenap ruhlara hissettirir. Ben kendim, belki yüz defadan fazla tecrübe etmişim ki, bir mü'min kardeşe adâvetim vaktinde, o adâvetten öyle bir azap çekiyordum; şüphe bırakmıyordu ki, bu seyyieme muaccel bir cezâdır, çektiriliyor."(1)

Allah sonsuz şefkat ve ikram eseri olarak, iyilikleri ve sevaplı amelleri cazip kılmak ve teşvik etmek için, içine peşin mükafatlar yerleştirmiş. Ticarette işçinin performansını desteklemek ve verimli hale getirmek için nasıl prim ve bahşişler veriliyor ise, tabiri yerinde ise Allah da iyilikleri desteklemek ve teşvik etmek için her iyiliğin içine kalbi ve manevi mükafatlar koymuş ki, insanlar iyiliklere rağbet etsin.

Allah, yine aynı şekilde günah ve fenalıklar içine birtakım musibet ve cezalar yerleştirmiş ki insanlar bunlara yaklaşmasınlar kaçınsınlar. Tıpkı zararlı maddelerin üstüne konulan dikkat yazısı gibi, Allah da her fenalık ve kötülüğün içine birtakım cezalar yerleştirmiştir. Üstad bu hakikati ispatlamak ve örneklendirmek için misaller veriyor.

Müminlerin birbirlerine olan muhabbetinde cennet nimetlerini hatırlatacak birtakım kalbi ve manevi ferahlıklar ve genişlikler olduğu gibi, düşmanlık ve adavet içinde de birtakım kalbi ve manevi azap ve sıkıntılar vardır. İnsan vicdanının, bir günah ya da fenalık yaptığı zaman sıkılması ve azap duyması bunun en somut örneğidir.

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a, Yirmi İkinci Nükte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)

Muaccel cezayı veya mukafatı sadece alicenap insanlar mı hisseder, yoksa herkes vicdanında muaccel bir his taşır mı? Mesela günahta ısrarcı olan kişi de muaccel cezayı mutlaka hisseder mi?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)

Tefessüh etmemiş vicdanlar, istikamet ayarını kaybetmemiş selim ruhlar hisseder. Balans ayarı bozuk olan kalplerden sağlıklı ölçü beklenemez.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...