"Zaman-ı mazi ve zaman-ı hal, yani Asr-ı Saadet ve zaman-ı istikbal tazammun ettikleri berahin-i nübüvvet lisan-ı vâhid ile maden-i ahlâk-ı âliye olan Zât-ı Muhammed´de (asv) dâî-yi sıdkı ve dellâl-ı nübüvveti olan bürhan-ı zâtînin ..." izah?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Zaman-ı mâzi ve zaman-ı hal, yani, Asr-ı Saadet ve zaman-ı istikbal tazammun ettikleri berahin-i nübüvvet, lisan-ı vahidle maden-i ahlâk-ı âliye olan zat-ı Muhammed'de (aleyhissalâtü vesselâm) dâî-yi sıdkı ve dellâl-ı nübüvveti olan burhan-ı zatînin nidasına cevap ve hem-dest-i vifak olarak nübüvvetini i'lâ ve ilân ettiklerini kör olmayanlara gösterdiler. Şu halde, kitab-ı âlemden olan fasl-ı zamanın sahife-i selâsesini mütalâa edeceğiz. Hem de o kitaptan mesele-i uzmâ ve münevvere olan zat-ı Muhammed'i (a.s.m.) temaşa ve ziyaret edeceğiz. Müddeâmız olan burhanın kübrasını onunla ispat edeceğiz."(1)

Dâî-yi sıdkı ve dellâl-ı nübüvveti olan burhan-ı zatînin: Peygamber Efendimizin (asv) hakkaniyetinin ve doğruluğunun en büyük ispatı ve şahidi, bizzat kendi mübarek zatı ve yüksek ahlakıdır. Onun hakkaniyetine işaret eden hariçteki bütün deliler kaybolsa, zatındaki ve ahlakındaki o mükemmellikler ve mucize derecesindeki harikalıklar, onun hakkaniyetini ispat etmeye yeterlidir. Onun haklılığının ve sıdkının en büyük daisi, yani sebebi, onun mübarek zatı ve yüce ahlakıdır.

Nidasına cevap ve hem-dest-i vifak olarak nübüvvetini i'lâ ve ilân ettiklerini kör olmayanlara gösterdiler: Peygamber Efendimizin (asv) bu sadık ve hakkaniyetli mahiyetinin lisan-ı hal ile yaptığı bu haykırışa ve davete Asr-ı saadet ve istikbal ittifak ile iman ve itaat ederek cevap vermişler.

Ayrıca sahabeler ve onu takip eden kutlu nesiller Peygamber Efendimizin (asv) yüksek ve yüce davasını kör gözlere dahi gösterdiler. Âdeta mazi ve istikbal ortak bir dil olup onun nübüvvetini insanlığa kati deliller ile gösterip ispat ettiler.

(1) bk. Muhakemat, Üçüncü Makale, Mukaddeme

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...