Block title
Block content

"Zuhr zamanındaki o zaman..." açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Zuhr namazının anlatıldığı bölüm aslında çok açıktır ve izaha ihtiyaç yoktur. Ancak cümle çok uzun olduğundan dolayı anlaşılmasında belki bir zorluk olabilir. Bu bölümü maddelemek anlaşılmasını kolaylaştıracak ve bütününe birden bakmamızı sağlayacaktır. Bu bölümü şöyle maddeleyebiliriz:

Zuhr zamanının özellikleri:

· Gündüzün kemali ve zevale meyli vaktidir.

· Yevmî işlerin tekemmül zamanıdır.

· Meşguliyetin tazyikinden muvakkat bir istirahat zamanıdır.

· Fâni dünyanın bekasız ve ağır işlerinin verdiği gaflet ve sersemlikten ruhun teneffüse ihtiyaç vaktidir.

· İn’âmât-ı İlahiyenin tezahür ettiği bir andır.

İşte ruh-u beşer:

· O tazyikten kurtulmak,

· O gafletten sıyrılmak,

· O manasız ve bekasız şeylerden çıkmak için Kayyûm-u Baki olan Mün’im-i Hakikî’nin dergâhına gidip el bağlar ve zuhr namazına durur.

Zuhr namazının manası:

· Allah Teâlâ’nın o gün içindeki yekûn nimetlerine karşı bir şükür ve bir hamddır.

· Cenab-ı Hakk’tan istiane etmek, yani yardım dilemektir.

· Cenab-ı Hakk’ın celal ve azametine karşı rükû ile âczini izhar etmektir.

· Cenab-ı Hakk’ın kemal-i bîzevâline ve cemal-i bîmisâline karşı secde edip hayret etmek,

· Muhabbet etmek,

· Ve mahviyetini ilan etmektir.

İşte zuhr namazı paragrafında anlatılan manalar bunlardır. Ancak şu unutulmamalıdır ki, sadece meseleyi anlamak yeterli değildir. Azami mertebede istifade edebilmek için meseleyi tefekkür etmek ve derinden derine düşünmek gerekir.

Şimdi sizden istediğimiz şu: Zuhr namazının özelliklerini, ruh-u beşerin bu vakitteki ihtiyacını ve zuhr namazının manasını ezbere anlatın! Daha sonra bu hakikatleri tefekkür edin ve zuhr namazında ne kadar gafletten kurtulabildiğinize, ne kadar tazyikten kurtulabildiğinize ve manasız ve bekasız işleri ne kadar terk edebildiğinize bakın! Yani kendinizi muhatap alarak tefekkür edin! Bunu yaptıktan sonra bir sonraki paragrafa geçebilirsiniz. Eğer bunu yapmadan geçerseniz, meseleyi anlamış olsanız bile, bu hakikatlerin hayatınızı değiştirmesi hususunda çok büyük bir adım atmamış olursunuz. Evet, bir adım attınız; ama tefekkür ederek atılan adım kadar büyük değil!

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...