Block title
Block content

Beşinci Nükte

İçerikler

  1. "Hem akıl ona yüksek maksatlar ve bâki meyveler gösteriyor. Halbuki eli kısa, ömrü kısa, iktidarı kısa, sabrı kısadır." ifadelerini izah eder misiniz?

  2. "İşte, bu vaziyette bir ruh, fecir zamanında bir Kadir-i Zülcelâl’in, bir Rahîm-i Zülcemâl’in dergâhına niyazla, namazla müracaat edip arzuhal etmek, tevfik ve medet istemek ne kadar elzem ve peşindeki gündüz âleminde başına gelecek,.." izah?

  3. "Zuhr namazını kılmak ne kadar güzel, ne kadar hoş, ne kadar lâzım ve münasip olduğunu anlamayan insan, insan değil..." Bu ifadede belagat görünmüyor; birçok insan namaz vakitlerinin manasını bilmeden kılıyor, nasıl anlamalıyız?

  4. "Zuhr zamanındaki o zaman..." açıklar mısınız?

  5. Beşinci Nükte'de, insanın fıtraten gayet zayıf ve aciz olduğu anlatılıyor. Başka yerlerde ise eşref-i mahlukat, halife-i ruy-i zemin ve mükerrem bir mahluk olduğu ifade ediliyor. Bu iki farklı değerlendirmeyi nasıl yorumlar mısınız?

  6. İnsanın mahiyeti hakkında bilgi verir misiniz?

  7. "Asr zamanındaki o zaman..." açıklar mısınız?

  8. "Hem o günde mazhar olduğu sıhhat ve selâmet ve hayırlı hizmet gibi niam-ı İlâhiyenin bir yekûn-u azîm teşkil ettiği zamanı,.." İzah eder misiniz?

  9. "Mağrib vaktindeki o zaman..." açıklar mısınız?

  10. Dokuzuncu Söz okunurken, biri kafirlerin özelliklerini anlatan bir surenin başında; ikindi vaktine yemin olsun diye geçtiğini ve ikindi vakti namaza başlayanların namazı bırakmayacağı gibi şeyler anlattı. İkindi vakti neden önemli veya bunlar hurafe mi?

  11. Dokuzuncu Söz, Beşinci Nükte'deki Mağrib (Akşam) vaktini açıklar mısınız?

  12. Dokuzuncu Söz, Beşinci Nükte'de, Üstadımız akşam ve yatsı namazlarının vakitleri ile ilgili uzun uzadıya bilgi veriyor; bunun hikmeti ne olabilir?

  13. "Bütün mahlukatın tahiyyat-ı mübarekelerini ve salavat-ı tayyibelerini kendi hesabına Allah’a takim etme" ifadesinde; bütün mahlukatın tahiyyat ve salavatı ifade etmesi nasıl oluyor? Bunların tamamını herkes Allah’a bihakkın takdim edebilir mi?

  14. "Hem saltanat-ı Rububiyetin dellâlı ve mübelliğ-i marziyâtı ve kitab-ı kâinatın tercüman-ı âyâtı olan Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmın risaletine şehadet etmek demek olan mağrib namazını kılmak,.." ifadelerini izah eder misiniz?

  15. "İşâ vaktinde ki, o vakit gündüzün ufukta kalan bakiye-i âsârı dahi kaybolup gece âlemi kâinatı kaplar..." Açıklar mısınız?

  16. Akşam namazı, nasıl Resul-i Kibriyanın Risaletine şehadet etmek manasına geliyor?

  17. Akşam namazının, "bu fani misafirhanede bakiyane bir sohbet olduğunu" izah edebilir misiniz?

  18. Üstad, mağrib vaktini Muhammed-i Arabi Aleyhissalatü Veselamın Risaletine şahadet etmek olduğunu söylüyor, bu şehadetten ne anlamalıyız, izah eder misiniz?

  19. Bir dakikacık ömr-ü baki içinde bir parçacık bir sohbet-i bakiyenin, dünyaya nur serpmesi, istikbali ışıklandırması, mevcudatın firak ve zevalinden neşet eden yaralara merhem olmasının izahı nasıldır?

  20. Bu âlemin Malik-i hakikisinin, gece ve gündüzü, kış ve yazı, dünya ve ahireti, bir kitabın sahifeleri gibi suhuletle çevirmesini bir iki misalle izah eder misiniz?

  21. İşa vaktinde İbrahimvari "Lâ-uhibbü’l-âfilîn" demeyi nasıl yorumlarsınız? Burada Hz. İbrahim (as) ile ilgili hangi hadise nazara veriliyor?

  22. "İyyake nabüdü" hitabına nasıl terakki edilir ve bu ifade nasıl terakkinin vesilesi oluyor?

  23. "İyyakena’büdü ve iyyakenestain" demekle bütün mahlukat namına, tüm ibadatı ve istianatı Allah’a herkes takdim edebilir mi? Bizler için bu hakikat nasıl anlaşılmalıdır?

  24. “Sırat-ı müstakime hidayeti istemek.” ifadesini biraz açıklar mısınız?

  25. "...emri künfeyekünden gelen bir sayha-i ihya ve ikaz ile yine baharda kısmen aynen, kısmen mislen haşrolmak,.." nasıl oluyor? Kısmen aynen ile kısmen mislen ne demektir?

  26. "Demek şu beş vakit, herbiri birer inkılâb-ı azîmin işârâtı ve icraat-ı cesîme-i Rabbâniyenin emârâtı ve in'âmât-ı külliye-i İlâhiyenin alâmâtı olduklarından, borç ve zimmet olan farz namazın o zamanlara tahsisi nihayet hikmettir." izah eder misiniz?

  27. "Hayret-âlûd bir muhabbet, bekà-âlûd bir mahviyet, izzet-âlûd bir tezellül içinde Allahu ekber deyip sücuda gitmek,.." cümlesinin açıklaması nedir?

  28. "Hem bütün mahlûkatın secde-i kübrâsını düşünüp, yani şu gecede yatmış mahlûkat gibi her senede, her asırdaki envâ-ı mevcudat, hattâ arz, hattâ dünya birer muntazam ordu, belki birer muti nefer gibi..." açıklar mısınız?

  29. Borç ve zimmet olarak beş vakit farz namaz nazara veriliyor. Borç ve zimmet kelimelerinden hangi manalar kast edilmiş olabilir?

  30. Muhabbet, mahviyet ve tezellül içinde “Allahü Ekber” deyip sücuda gitmek, yani bir nevi miraca çıkmak demek olan “İşa namazını” kılmak, ifadelerinin izahını yapabilir misiniz? Normalde her namaz müminin miracı değil midir?

Yükleniyor...