"Sâni-i Kadîm-i Ezelî, kâinatın ihtiva ettiği eşyanın cismiyet, cihetiyet, tagayyür, temekkün gibi istilzam ettikleri levazım ve evsaftan berî ve münezzehtir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Uzayda yer kaplayan her varlığa "cisim" adı verilir. Cisimler katı, sıvı ve gaz olmak üzere üç halde bulunurlar. Cisimlerin ayrıca yükseklik, uzunluk ve genişlik gibi üç boyutu vardır. Mesela hava, su, toprak birer cisimdirler.
"Allah, cisimden münezzeh ve mukaddestir." Allah, mahlûk ve hâdis olan yani sonradan yaratılan hiçbir şeye benzemez. Allah’ın kudsî mahiyeti hiçbir mahiyete benzemez. O, mekândan, zamandan, cisimden ve cisme ait bütün hususiyetlerden münezzehtir. O’nun şeriki, nazîri, zıddı ve benzeri yoktur, maddeden mücerred ve münezzehtir. Bu kâinat O’nun mülküdür. Vücudu vacib ve bütün kemâl sıfatlarla muttasıf, hiçbir yardımcıya muhtaç olmayan, umum mevcudatı en mükemmel şekilde yaratan, onları sonsuz kolaylıkla idare eden, tedbirlerini gören Zât-ı Ehad ve Samed’in elbette hiçbir cihetle şeriki, nazîri, dengi ve benzeri yoktur, olamaz. O’nun bütün sıfatları ezelîdir, mutlaktır, nihayetsizdir.
"Cihet"; yön, taraf demektir ve Allah zatı itibarı ile bir yönde bulunmaktan münezzeh ve mukaddestir. Yani Allah sağ - sol, ön - arka, alt - üst, kuzey - güney, doğu - batı, iç - dış gibi cihet ve yönlerden münezzehtir.
Allah’a bir cihet tayin etmek küfürdür. Çünkü bir cihette bulunmak, o yönün kaydı altına girmek demektir. Zaten cihet ve yön maddî olan şeylerin bir vasfıdır. Allah -hâşâ- kâinatın içinde değil ki, bir cihete mahkûm olsun.
"Tağayyür" bir şeyin bir halden, başka bir hale dönüşmesi demektir. Meselâ; suyun kaynayarak buharlaşması, sıvı halden gaz haline dönüşmesi demektir. Varlığı vacib, ezelî, ebedî olan Allah’ın ne zatında ne sıfatlarında bir değişme düşünülemez.
Değişim basitten mükemmele, noksanlıktan kemale doğru seyreder. Allah zaten mutlak kemalde olduğu için, yani ulaşacağı yeni bir kemal nokta olmadığı için değişip dönüşmesi mümkün değildir.
"Temekkün" bir mekân içinde olmak demektir. Allah’ın, kendi yarattığı bir mekânın içine girmesi ve yerleşmesi mümkün değildir. Allah zamandan ve mekândan münezzeh ve mukaddestir. İsim ve sıfatları sonsuz olan Allah’ın Zat-ı Akdesi ile sınırlı ve sonlu olan kâinatın içinde olması ve kâinata yerleşmesi akla ve mantığa aykırıdır.
"Allah’ın kadim olması" ise, ezelî ve ebedî olmasıdır. Yani Allah’ın evveli ve âhiri yoktur...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar