"Âlâm-ı Hazinâne" ve "Ahvâl-ı Muhavvifâne" ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Âlâm-ı hazinane: Hüzün veren elemler demektir. Geçmişte yaşadığımız, ıztırap ve acı veren hâdiseler vardır. Bunlar unutulmak ve kadere teslim olmak şartıyla insan rahat edebilir. Ahirete inanmayan ve kadere itikadı olmayan bir insan, geçmişteki hüzünlü hâdiseleri hatırladıkça, kendisine acı verecektir.

Ahvâl-i muhavvifane ise; gelecekten kaynaklanan korku ve endişelerdir. Kadere itikad ve teslimiyeti olmayan bir akıl, gelecekteki korku ve endişeleri hatırlatan bir vasıta vazifesi görecektir.

Netice itibarıyla, itikadsız bir insan için akıl; geçmişin hüzün ve kederini, geleceğin korku ve endişelerini sürekli hatırlatan ve başını döven bir alet vazifesi görmektedir.

“Evet, O’nun mârifeti olmazsa, insanın ahbabı ve mal ve mülkü insana a’dâ ve düşman olurlar. Beka belâ olur. Kemal hebâ olur. Ömür hevâ olur. Hayat azab olur. Akıl ikab olur. Âmâl, âlâma inkılâp eder.” (Mesnevi-i Nuriye)

Marifet, Allah’ı Kur’ânın bildirdiği ve Allah Resulünün (asm.) öğrettiği gibi tanıma demektir.

Allah’ı Hakîm ve Rahîm olarak tanıyan bir insan, bu dünya imtihanında çektiği sıkıntıları, hastalıkları, maruz kaldığı musibetleri birer imtihan sorusu olarak değerlendirir ve sabrettiği takdirde büyük mükâfata nail olacağına inanır. Yine bu ıstırapların onun günahlarına kefaret olduğunu, derecesini artırdığını, kalbinin dünyaya fazla meyletmesini engellediğini düşünmekle manevî lezzetler alır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...