Block title
Block content

Alem-i vücub neresidir, mahiyeti hakkında ne diyebiliriz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Alem-i Vücub: Varlığı ezeli ve ebedi olup, var olmak için hiç bir şeye muhtaç olmayan alem demektir ki, bu sadece Allah’ın Zatı ve sıfatlarına mahsustur. Yani buradaki alem tabiri Allah’ın Zat ve sıfatlarına işaret eden  bir temsil ve bir teşbihtir. Allah’ın Zatı ve sıfatlarının mahiyeti asla bilinemez ve ihata edilemez. Ancak onun varlığını ve hangi isimlerle müsemma olduğunu bilebiliriz. "Allah’ın Zatı ve sıfatları nerededir?" sorusu yanlış ve tutarsız bir sorudur. Zira Allah mekan ve zamandan münezzeh ve mukaddestir. Allah’a zaman ve mekan vermek küfür ve şirk olur. Kısacası alem-i vücub Allah’ın kendisi ve ezeli sıfatlarından ibaret bir tabirdir. Alem ifadesi bir teşbih ve temsildir. 

Ayrıca Allah’ın Zatı ve sıfatları mümkün alemin içindedir, demek de  şirk ve küfürdür.  Allah’ın ne Zatı ne de sıfatları imkan aleminin içinde ve onun cinsinden değildir. Allah’ın ezeli ve ebedi olan yedi sıfatı  mümkinat içinde tecelli noktasından vardır, yoksa bizzat olarak var değildir.  

Alem-i imkan: Varlığı ve yokluğu eşit olan alem demektir. Yani var olması da yokta kalması da eşit olan varlıklara mümkinat denilir. Allah’ın Zat-ı Akdesi ve sıfatlarından başka her şey bu imkan alemindedir; yani mümkinattandır. Allah’ın Zatına ve sıfatlarına imkan dahilinde ya da mümkinat cinsindendir demek, küfürdür, insanı imandan eder.

Allah kainatta isim ve sıfatları ile tecelli ederken, mübaşeret ve temastan münezzeh olarak tecelli ediyor. Yani Allah’ın isim ve sıfatları tecelli ve taalluk ederken,  mahlukattan münezzeh ve mukaddes olarak tecelli ve taalluk ediyorlar. Böyle olunca, mesela sıcaklığa kudret demek caiz olmaz. Sıcaklığı tedbir ve icat eden kudrettir, lakin sıcaklık kudret değildir.

Özet olarak, Allah kainatta isim ve sıfatları ile tecelli ederken, mübaşeret ve temastan münezzeh ve mukaddes olarak tecelli ediyor. Allah’ın isim ve sıfatları tecelli ve taalluk ederken,  mahlukattan münezzeh ve mukaddes olarak tecelli ve taalluk ederlerken, "Allah Zatı ile şurada mı veya burada mı, neye benziyor?" gibi uygun olmayan sorular sormak yanlış ve hatadır.

"İdrak-i meali bu küçük akla gerekmez,
Zira bu terazi o kadar sıkleti çekmez."
(1)

Yani insanın aklı ve duyguları, Allah’ın Zatını ve mahiyetini anlayacak ve tartacak bir mizan ve hassasiyete sahip değildir. Bu yüzden Allah’ın Zatı hakkında aklımıza ne geliyor ise, Allah o şeyden beri ve paktır demeliyiz ve Allah’a bir mekan ve mahiyet biçmemeliyiz.

(1) bk. Sözler, Yirmi Sekzinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...