"Altıncısı: Hayvan-ı nâtık gibi bir mahiyet-i mücerredenin küçük ve büyük efrâdına nisbeti, birdir." İzah eder misiniz? Hayvan-ı natık nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Azla çoğun, birle binin fark etmemesine bir örnek de mahiyet-i mücerrededen veriliyor. Bilindiği gibi mahiyet "bir şeyin ne olduğu" sorusunun cevabıdır. Bir kediyi göstererek "Bu nedir?" diye sorduğumuzda, cevap “Kedi.” olarak verilecektir. Kedi o hayvanın mahiyetidir. Bu mahiyet mücerrettir, gözle görülmez. Kedinin kendisi ise müşahhastır, gözle görülür. Bir tek kediye de kedi denir, milyarlarca kediye de. Burada da bir ile milyar arasında fark yoktur.

"Altıncısı: Hayvan-ı nâtık gibi bir mahiyet-i mücerredenin küçük ve büyük efradına nisbeti birdir."(1)

Vücut mertebeleri pek çoktur ve her bir vücut mertebesinin alemi ve ölçüleri farklıdır. Vücut tabakası kuvvetli ve sağlam olan bir vücudun bir zerresi, kendine nisbeten daha hafif ve zayıf olan vücut tabakasının bir dağı kadar olabilir.

Mesela, şahit olduğumuz şu alemden olan tırnak kadar hafıza, kendinden daha hafif ve zayıf olan mana aleminden bir kütüphaneyi içine alır. Maddi alemden tırnak kadar bir vücut aynası hafif ve zayıf olan misal aleminden bir şehri içine alır. Demek vücut ne kadar sağlamlık ve kuvvet kazanırsa, bir altındaki aleme galebesi ve tasarrufu da o nispette artar.

Ordu içinde rütbesi aynı ve eşit olan bir birlikte, bin asker ile bir asker mahiyet ve tabaka olarak aynı olduklarından, onların bir üstü olan çavuş, mahiyet ve tabakası daha üstte ve sağlam olmasından, bin askeri bir asker gibi tedbir edip idare edebilir. O çavuş eratın üstünde olmasından, yani mahiyetçe onlardan mücerred olmasından, erlerin kendi aralarındaki sıkıntı ve zorluklar o çavuşu bağlamaz ve zorlayamaz. Bin erin yapamayacağını bir çavuş yapar.

Bu misaller bize gösteriyor ki, Allah’ın vücut mertebesi, vücut mertebeleri içinde en sağlam ve kuvvetli olması ve bütün zayıf ve sonradan yaratılmış vücutların mahiyet ve vasıflarından mücerret olmasından dolayı, Allah o vücutlarda tasarruf ve tedbir ederken, zorluk kolaylık, büyüklük küçüklük, ağırlık hafiflik gibi durumlar, zorluk çıkaramazlar, engel teşkil edemezler. Zira zorluk denilen şeyler o vücut tabakasının kendi içindeki şeylere bakar ve onları bağlar. O vücuttan münezzeh ve mücerret olan Allah’a bakmaz ve onu bağlayamaz.

Bir balina ile küçük bir balığın mahiyeti ve tabakası aynıdır. Bu mahiyet ve tabakanın üstünde olan ve tabakanın vasıflarından mücerret ve münezzeh olan Allah için, o tabakanın zorlukları ve kayıtları bir engel çıkaramaz, bir zorluk yapamaz; bir ile bini tedbir ve idare etmek onun kudretine aynıdır değişmez, yukarıdaki ordu misalindeki gibi.

“Hayvan-ı nâtık gibi” ifadesi söz dinleyen, emir alıp onu uygulayan şuurlu bir asker veya hizmetçi gibi anlamındadır. Yani bütün hayvanlar itaat hususunda sözü anlar ve uygular bir insan veya bir melek gibidir. Allah’ın kudreti karşısında asla zorluk çıkaramazlar, ona tam bir inkiyat ve itaat içindedirler demektir. Natık kelimesi, itaat şuuru demektir. Yoksa hayvanların şuur ve konuşmasına işaret ediyor değildir.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Hubâb.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...