"Asıl müsveddelerde, en acemi bir müstensihin nüshasında birkaçı müstesna bütün tevâfuktadır. Onun için sekiz ayrı ayrı müstensihin setredemediği bir tevâfuk, elbette kuvvetlidir..." Ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tevafuk, Kur’an ayetlerinin ve surelerinin birbiri ile olan intizamlı ve harika dizilmeleri ve mütenasip bir nazım içinde olmalarına deniyor. Bu da Kur’an’ın aritmetik bir mu’cizevî cihetinin ispat edilmesidir. Aynı tevafuk Kur’an’ın manevî bir tefsiri olan Risale-i Nur'un yazılmasında da tezahür etmiştir ki, bu da Risale-i Nur'un bir kerameti oluyor.

Risale-i Nur'u el ile çoğaltarak yazanların harika samimiyeti, Risale-i Nur'un eczalarında var olan tevafuk kerametinin izhar edilmesinde mühim bir vesile oluyor. Üstad Hazretleri bu mektupta bu noktayı ihtar ediyor. Yani risaleleri yazarak çoğaltanlar sun’î olarak tevafuk için çalışırlarsa ya da şahsî maharet ve kabiliyetlerini işin içine karıştırırlarsa, Risale-i Nur'da var olan o tevafuk gizlenir, kendini göstermez. Demek Risale-i Nur'un aslında var olan o tevafuk, kerametinin zâhir bir şekle gelmesi, ancak samimi ve fıtrî olmakla mümkündür, diyor.

Hatta öyle ki Risale-i Nur'u yazanlar ne kadar acemi ve yazıda mahareti az olsa da, tevafuk o nisbette parlıyor, kendini daha güzel bir şekilde izhar ediyor. Çünkü sebeb basit, sebebten çıkan netice ne kadar parlak ve mükemmel olursa, onun hakiki sahibine o kadar işaret eder. Risale-i Nur'u yazanların acemi, ama tevafukun parlak olmasında da bu letafet görülüyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.627
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...