"Belki kalbe, ruha, akla dahi baktığı cihetle, midenin fevkinde hükmü var, makamı var." Ruh, kalp ve aklın irtibatını, birbirini nasıl etkilediğini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın bedenindeki azalar, nasıl bir uyum ve ahenk içinde çalışıyor ise, manevî vücudu hükmünde olan duygu ve latifeler de aynı şekilde bir ahenk içinde çalışıyor.

Mesela; yemeği hazmetme fiilinde, insanın bütün azaları bir iş yapıyor; ağız öğütüyor, yemek borusu nakliyecilik ediyor, mide hazmediyor, bağırsaklar kazuratı dışarı atıyor, beyin bunları komuta ediyor, kalp kanı pompalıyor vs.

Aynı şekilde anlamak ve yorumlamak işinde akıl, sair latifeler beraber ve bir ahenk içinde çalışıyorlar. Göz eşyayı görüp akla gönderiyor, dokunma duyusu onun sertliğini ve yumuşaklığını ölçüyor. Burun kokusunu, dil tadını, kulak sesini, manevî duygular hükmünde olan akıl, kalp, ruh gibi latifelere iletiyorlar.

Nasıl ki bir portakal hazmetme süzgecinden geçmeden göze vitamin olamıyor ise, dış âlemdeki eşya da hazmetme aşamasından geçmeden akıl ve kalbe yerleşemiyor.

Yüzümüzü yıkadığımızda ellerimiz birbiriyle yardımlaşırlar. İki el birbirini tanımadığı gibi, her ikisi de yüzü tanımazlar. O halde, bu yıkama işini kime vereceğiz? Elleri de, yüzü de bilen, bunların hepsine hükmü geçen bir ruh var ki, bu iş onun iradesiyle ve kudretiyle gerçekleşiyor.

Kâinatta ve onun meyveleri olan canlılarda görülen yardımlaşmalar onlarda tecelli eden isimlerin tecellisiyle ortaya çıkmaktadır. Meselâ, göz ile kulak, el ile ayak, mide ile kalp Allah’ın ayrı eserleridirler. Onlardaki bu farklılık, kendilerinde tecelli eden isimlerin farklılığından kaynaklanır. Bu organların yaptıkları işler ayrı olmakla birlikte hedefleri aynıdır, her biri bedenin ayrı bir işini görür ve tümünün ortak çalışmasıyla insan hayatı devam eder.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...