"Bir avuç havadaki her bir zerre de mezkûr hakikate binaen, aynen kâinat denizindeki cilve-i tevhidi, sıfât-ı kemâliyle kendilerinde gösteriyorlar." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Demek, bu bir avuçtaki hava zerreleri yalnız ve yalnız bütün kâinatı ihata eden bir ilim ve iradenin, sem’ ve basarın sahibi bir Zâtın ve hiçbir şey ona ağır gelmeyen ve en büyük şey, en küçük şey gibi kudretine kolay gelen bir Kadir-i Mutlakın kudreti ve iradesi ve ilmiyle bu mu’cizât-ı kudrete mazhar oluyorlar.”

“Öyle de bu bir avuç havadaki her bir zerre de mezkûr hakikate binaen, aynen kâinat denizindeki cilve-i tevhidi, sıfât-ı kemâliyle kendilerinde gösteriyorlar.”(1)

"Sıfat-ı kemaliyle" burada Allah’ın subuti sıfatları olan ilim, irade, kudret, sem, basar, kelam ve hayat sıfatlarıdır.

Bu sıfatlar kainatın genelinde tecelli ettikleri gibi küçük bir zerrede de tecelli ediyorlar. Dolayısı ile kainat nasıl bu sıfatları gösteren dev bir ayna ise, bir zerre de bu sıfatları üzerinde gösteren küçük bir ayna oluyor.

Nasıl Güneş çıktığı vakit küçücük bir cam parçası aynı deniz yüzü gibi Güneş'i gösteriyor ve o Güneş'e işaret ediyor ise bir zerre de kainat gibi Allah’ın sıfatlarına işaret edip gösteriyor demektir.

Burada deniz ile küçük bir cam parçası, zerre ile kainat aynı görevi görüyor. Fark sadece keyfiyette yani zerre küçük ölçeklerle sıfatları gösterirken, kainat büyük ölçeklerle gösteriyor. Zerre ile kainat keyfiyet ve ihata açısından eşittir denilebilir.

Allah zerreyi kainat kalitesinde ve ayarında yaratmış bugün fen ilimleri küçük bir atomun içinde muazzam işlerin döndüğünü gösteriyor. Bu yüzden zerre kainat, kainat da zerre ayarında olduğu için şirk hiçbir noktaya girip orayı zapt edemez.

Evet, bir hava zerresi, onu yaratan ve çalıştıran Allah'ın (c.c), hayat sahibi olduğunu gösterir, çünkü hayatı olmayan bunları yapamaz. Kudreti ile gösterir, çünkü sonsuz kudret sahibi olmayan bunlara bu mükemmel vazifeleri gördüremez.

İlmi ve iradesi sonsuz olmayan, onlara taalluk eden bu mükemmel işleri onlara yükleyemez.

Sem' sıfatına (işitme) sahip olmayan mahlukatın birbirlerini işitmesi için hava zerrelerine sahip olacağını kestiremez.

Basar sıfatı (görme) olmayan, mahlukatın hava zerrelerine olan sayısız ihtiyaçları göremez.

Kelam sıfatına haiz olmayan birisi, mahlukata hem konuşma hem de konuşmayı taşıyacak hava atomlarını veremez ve hakeza...

(1) bk. Emirdağ Lahikası-II, 64. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Yusuf123321

Mektupda, "sıfat ve kemaliyle kendilerinde gösteriyorlar." diyor. Sıfat-ı kemaliyeden bahs etmiyor. Mektupda, her bir hava zerresi, bu tevhid cilvesini, hem sıfatlarıyla, hem de en kamil manada gösteriyorlar diyor. Tevhidden bahs ediyor.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...