Block title
Block content

"Her şeye kadîr öyle bir kudreti var ki; bütün eşyayı ihata etmiş ve Zât-ı Vâcib-ül Vücud'a lüzum-u zâtî ile ve fenn-i mantık tabirince zaruriyet-i nâşie ile lâzımdır, vâcibdir, infikâki muhaldir, imkânı yoktur." İzahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Her şeye kadîr öyle bir kudreti var ki..."

Allah’ın kudreti sonsuz olduğu için, onun gücü her şeye yeter, hiçbir iş ve durum onu aciz bırakamaz.

"Bütün eşyayı ihata etmiş..."

Onun sonsuz kudreti bütün varlıkları kuşatmıştır. Hiçbir eşya hiçbir iş hiçbir varlık onun sonsuz gücünü aciz bırakamaz. Allah’tan başka bütün varlıklar onun kudreti dahilindedir ve her bir şey onun kudreti yanında balmumu gibi yumşaktır.

"Zât-ı Vâcib-ül Vücud'a lüzum-u zâtî..."

Sonsuz kudret vasfı Allah’ın ezeli bir vasfıdır, dolayısı ile bu vasfın Allah’tan ayrı düşünülmesi ya da ona sonradan ilavesi mümkün değildir. Nasıl ışık güneşin ayrılmaz bir vasfı ise, sonsuz kudret de Allah’ın zatının ayrılmaz ve ayrı olması düşünülemez bir vasfıdır.

"Fenn-i mantık tabirince zaruriyet-i nâşie ile lâzımdır, vâcibdir, infikâki muhaldir, imkânı yoktur."

"Zaruriyyat-ı nâşie" bir şeyin kendisinde bulunması zaruri olan ve ondan ayrılması mümkün olmayan ve zati özelliklerden meydana gelen zaruretler demektir. Mesela, ısı ve ışığın güneşe zaruri bir özellik olması gibi. Allah’ın ilim, irade, kudret, sem, basar, hayat ve kelam sıfatları da onun zaruri vasıflarıdır, ondan ayrı olması düşünülemez, tıpkı ışık ile güneş gibi.

Bu yedi sıfat ile Allah’ın zatı arasındaki bağ vaciptir ve ayrı düşülmesi mümkün değildir. Yani bu sıfatların Allah’ın zatından ayrılması, ayrı düşünülmesi belli bir süreden sonra kopması diye bir şey asla ve kata söz konusu olamaz. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...